Futbolun Kural Tarihi Serisi — Bölüm 11/13
Aydın Tiryaki & Claude Sonnet 5 (Max Effort, Extended Thinking modu)
Giriş
Bu bölüm, 2023’ten bugüne (2026 ortasına) uzanan dönemi ele alıyor — serimizin kronolojik kısmının son bölümü. Bu dönemde, kural değişikliklerinin yanı sıra iki büyük turnuva dönüm noktası daha yaşandı: 2023’te ilk kez iki farklı konfederasyona (AFC ve OFC) yayılan, 32 takıma genişleyen bir Kadınlar Dünya Kupası, ve şu anda — bu satırları yazdığımız sırada — Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada’da devam etmekte olan, 48 takımlı ilk erkekler Dünya Kupası. Yani bu bölüm, serinin en başında hedeflediğimiz gibi, gerçekten “şu anda oynanmakta olan futbolun” tam ortasında bitiyor.
Serimizin önceki on bölümünde topladığımız değişiklikleri, artık futbolun disiplin, davranış ve son ince ayarlarına odaklanan güncel bir dönemle tamamlıyoruz. Bu dönem, önceki bölümlerden farklı bir karakter taşıyor: artık büyük teknolojik atılımlar (VAR, kale çizgisi teknolojisi) geride kaldı; gündem, oyuncu davranışı, hakem güvenliği ve kuralların ince ayarlarına kaydı.

Temmuz-Ağustos 2023 — Kadınlar Dünya Kupası: Üç Kıtayı Birleştiren Turnuva
20 Temmuz-20 Ağustos 2023 arasında Avustralya ve Yeni Zelanda’da oynanan Kadınlar Dünya Kupası, futbol tarihinde birden fazla ilki bir arada barındırdı. Turnuva, 24’ten 32 takıma genişleyerek (erkekler turnuvasının 1998-2022 arası kullandığı formatla aynı ölçeğe ulaşarak) ilk kez bu büyüklükte oynandı. Daha da önemlisi, bu turnuva futbol tarihinde — erkek ya da kadın, herhangi bir seviyede — iki farklı konfederasyona yayılan ilk Dünya Kupası oldu: Avustralya 2006’da OFC’den AFC’ye geçmişti, Yeni Zelanda ise hâlâ OFC üyesiydi. Bu, aynı zamanda herhangi bir FIFA büyük turnuvasının ilk kez Okyanusya’da oynanması anlamına da geliyordu — Bölüm 5’te kısaca değindiğimiz OFC’nin (1966 kuruluşu) nihayet kendi büyük sahnesine kavuştuğu an.
Turnuva ayrıca, bir teknik netlik adımına da sahne oldu: VAR kararlarının artık sadece stadyum ekranlarında değil, hakemin kendisi tarafından sesli olarak açıklanabilmesi ilk kez denendi — 2017’den beri süregelen “seyirci VAR kararını anlayamıyor” eleştirisine verilen somut bir yanıt. Turnuvayı ABD, Hollanda’yı yenerek kazandı.
Sonuç: Bu turnuva, futbolun artık gerçekten tek bir kıtaya ya da tek bir konfederasyona ait olmadığını, altı konfederasyonun da eşit paydaşlar olarak bu ortak mirası taşıdığını simgesel biçimde gösterdi.
Kasım 2023–Mart 2024 — Mavi Kart Draması: Bir Kuralın Doğmadan Ölümü
Kasım 2023’te yapılan Yıllık İş Toplantısı’nda IFAB, oyuncu davranışını iyileştirmek amacıyla üst düzey futbolda sin-bin (geçici oyundan çıkarma) sistemini test etme niyetini açıkladı. Fikir basitti: kırmızı kartı gerektirmeyecek kadar hafif ama sarı kartın yeterince caydırıcı olmadığı ihlaller için (örneğin Giorgio Chiellini’nin 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde Bukayo Saka’yı yakasından çekerek durdurması gibi net taktiksel fauller) oyuncu, 10 dakika sahadan uzaklaştırılacaktı. Bu sistem, 2019-20’den beri İngiltere’nin taban (grassroots) futbolunda zaten başarıyla uygulanıyordu — oyuncuların %72’si, teknik direktörlerin %77’si, hakemlerin %84’ü sistemi onaylıyordu ve saygısızlık vakalarında %38’lik bir düşüş kaydedilmişti.
Sorun, bu cezayı sarı ve kırmızıdan ayırt etmek için önerilen yeni bir mavi kart kullanılmasıydı. 8 Şubat 2024’te bu protokolün ayrıntıları basına sızdı ve tepki anında patlak verdi — Jürgen Klopp, Mikel Arteta ve Mauricio Pochettino gibi teknik direktörler açıkça şüpheyle yaklaştı. FIFA Başkanı Gianni Infantino, ertesi gün “mavi kartın üst düzey futbola geleceği haberlerinin yanlış ve erken” olduğunu açıklayarak IFAB’dan resmen mesafe koydu. Planlanan 9 Şubat duyurusu ertelendi.
Sonuç: 2 Mart 2024’te İskoçya’daki Loch Lomond’da toplanan 138. Yıllık Genel Kurul’da, mavi kart ve üst düzey sin-bin denemesi resmen rafa kaldırıldı. Bunun yerine sadece iki daha mütevazı deneme onaylandı: hakemin tehdit hissettiğinde “sadece kaptan bölgesi” oluşturabilmesi ve gerginlik anlarında takımları kendi ceza sahalarına ayırarak bir “soğuma molası” verebilmesi. Bu, futbol kural tarihinde nadir görülen bir örnek: 1970’teki sarı/kırmızı kart sisteminden bu yana disiplin yönetiminde en büyük değişiklik olarak tanıtılan bir fikir, halka açıklanmadan, kurumsal iç çekişmeyle sonlandırıldı.
Mart 2024 — Aynı Toplantının Sessiz Ama Kalıcı Kararları
Mavi kart tartışması manşetleri kaplarken, aynı 138. Genel Kurul’da çok daha kalıcı iki karar sessizce geçti:
- Kalıcı sarsıntı değişikliği hakkı: Aralık 2020’den beri süren deneme süreci sona erdi ve bu hak, 1 Temmuz 2024’ten itibaren Laws of the Game’e opsiyonel bir madde olarak resmen girdi.
- Kaptan pazubandı zorunluluğu: Her takımın, sahada tanımlanabilir bir pazubant takan bir kaptanının olması artık zorunlu hale geldi.
- Kalecinin top tutma süresi denemesi: 2000’den beri sabit olan 6 saniyelik süre sınırının pratikte pek uygulanmadığı eleştirisi üzerine, alt liglerde (üçüncü kademeye kadar) 6’dan 8 saniyeye çıkarılması ve son 5 saniyenin hakem tarafından parmakla geri sayılması denemesi başlatıldı.
Sonuç: Bu üç karar, mavi kartın gölgesinde kalsa da, aslında dönemin en somut, kalıcı kazanımlarıydı.
2025-2026 — Zaman Yönetiminde Küçük Ama Kararlı Adımlar
Takip eden iki yılda IFAB, zaman kaybettirme taktiklerine karşı bir dizi küçük ama tutarlı düzenleme getirdi: taç atışı ve kale vuruşlarında oyuncuların gecikmeyi kasıtlı uzatması durumunda, hakemin görsel bir 5 saniyelik geri sayım başlatıp süre dolduğunda topu rakip takıma vermesi netleştirildi. Ayrıca, müsabaka organizatörlerinin izniyle, hakemlere vücut kamerası takma seçeneği resmen tanındı.
Sonuç: Bu dönem, futbolun artık “büyük, dramatik” reformlardan çok, oyunun akışını hızlandırmaya ve zaman kaybını sistematik olarak cezalandırmaya yönelik, birikimli küçük ayarlamalarla ilerlediğini gösteriyor.
2026 (140. AGM) — VAR’ın Genişleyen Yetki Alanı ve Son Paket
IFAB’ın 140. Genel Kurulu’nda kabul edilen 2026/27 kural paketi, VAR’ın inceleme yetkisini önemli ölçüde genişletti:
- VAR’ın korner kararlarına müdahalesi — açıkça yanlış verilmiş korner kararları, oyunun akışını fazla bozmadan anında düzeltilebiliyorsa incelenebilecek.
- İkinci sarı karta bağlı kırmızı kartların ve yanlış kimlik durumlarının incelenmesi.
- Duran top öncesi faullerin VAR ile incelenmesi.
- Rakiple karşı karşıya gelirken ağzı kapatma hareketine kırmızı kart; hakem kararını protesto amacıyla sahayı terk etmeye kırmızı kart.
- Milli takım hazırlık maçlarında değişik hakkının 8’e (karşılıklı anlaşmayla 11’e) çıkması; değişen oyuncu için sahadan çıkışta 10 saniyelik süre sınırı.
- DOGSO ihlalinde, avantaj oynanıp gol olması durumunda artık sarı kart bile verilmemesi.
Sonuç: Bu paket, VAR’ın 2018’deki “sadece açık ve bariz hatalar” ilkesinin sınırlarını kademeli olarak genişlettiğini gösteriyor.
Haziran 2026 — Şu Anda Oynanmakta Olan: 48 Takımlı Dünya Kupası
Ve nihayet, bu satırları yazarken hâlâ devam etmekte olan bir turnuvaya geliyoruz. 11 Haziran 2026‘da başlayan ve 19 Temmuz’da sona erecek olan bu Dünya Kupası, futbol tarihinde birçok ilki bir arada taşıyor: ilk kez üç ülke (ABD, Meksika, Kanada) tarafından ortaklaşa düzenleniyor — 16 şehirde (11’i ABD’de, 3’ü Meksika’da, 2’si Kanada’da); ilk kez 48 takım katılıyor (önceki 32’den); ve 12 gruptan sonra gelen, 24 grup birincisi/ikincisi ile en iyi 8 üçüncü takımın oluşturduğu yeni bir 32’lik ilk tur eleme (Round of 32) aşaması kullanılıyor. Toplam 104 maçla (önceki turnuvaların 64 maçına kıyasla), bu turnuva tarihin en uzun Dünya Kupası’na (39 gün) dönüşmüş durumda. Meksika, 1970 ve 1986’dan sonra bir Dünya Kupası’na üçüncü kez ev sahipliği yapan ilk ülke oldu.
Ayrıca bu turnuva, altı konfederasyonun tamamının (OFC dahil) ilk kez garantili bir kontenjana sahip olduğu ilk Dünya Kupası — Bölüm 5’te değindiğimiz OFC’nin, bu kez erkekler tarafında da kurumsal olgunluğa eriştiği bir an. Turnuva şu ana kadar (25 Haziran itibarıyla) toplam seyirci sayısında, otuz iki yıl önce yine ABD’de kırılan 1994 Dünya Kupası rekorunu geride bırakmış durumda.
Sonuç: Bu bölümü yazdığımız anda henüz kimin şampiyon olacağı belli değil — ama turnuvanın kendisi, bu serinin başından beri izlediğimiz eğilimin (genişleme, çeşitlenme, teknolojik olgunlaşma) doğal bir devamı olarak, futbolun artık gerçekten tüm dünyaya ait bir oyun haline geldiğinin en somut kanıtı.
Kronolojik hikâyemiz burada, 2026’nın ortasına, hâlâ oynanmakta olan bir Dünya Kupası’nın içine ulaşıyor — ve mavi kart draması bize futbolun kural değişikliklerinin her zaman doğrusal bir ilerleme olmadığını, bazen kurumsal çekişmelerle geri çekilebildiğini hatırlatıyor. Bir sonraki bölümde, serinin ilk on bölümünde topladığımız 60’tan fazla değişikliği bir araya getirip, bunların bugün oynanan futbol üzerindeki toplu etkisini yorumlayacağız.
Künye: Bu yazı dizisinin konusu, kapsamı ve editoryal çerçevesi Aydın Tiryaki tarafından belirlenmiştir. Araştırma, kaynak taraması ve yazım sürecinde Claude (Anthropic, Sonnet 5, Max Effort + Extended Thinking modu) asistanlık yapmıştır.
| aydintiryaki.org | YouTube | Aydın Tiryaki’nin Yazıları ve Videoları │Articles and Videos by Aydın Tiryaki | Bilgi Merkezi│Knowledge Hub | ░ Virgülüne Dokunmadan │ Verbatim ░ | ░ Futbolun Kural Tarihi Serisi │The History of Football’s Laws Series ░ 02.07.2026
