Aydın Tiryaki (2026)
Giriş: Mevzuat ve Fiziksel Gerçeklik Arasındaki Uçurum
Modern yapı yönetmeliklerine göre yeni binalarda balkon korkuluk yüksekliği asgari 110 cm olarak belirlenmiş olsa da, Türkiye’deki mevcut bina stokunun büyük çoğunluğu 90-100 cm arasındaki eski standartlara göre inşa edilmiştir. Yönetmelikler zamanla değişse de fizik yasaları ve insan anatomisi değişmemektedir. Bu makale, özellikle 90 cm yüksekliğindeki bariyerlerin yarattığı hayati tehlikeyi ve bu fiziksel boşluğun adli vakalarda, özellikle şüpheli kadın ölümlerinde nasıl bir “mazeret alanı” olarak kullanıldığını analiz etmektedir.
1. Ağırlık Merkezi ve “Pivot Noktası” Tehlikesi
Bir insanın dengesini kaybettiğinde bir engelin üzerinden devrilmesini belirleyen temel faktör, vücut ağırlık merkezinin o engelin neresinde kaldığıdır. Yetişkin bir bireyde ağırlık merkezi, göbek deliğinin hemen altındaki bölgeye denk gelir.
Ancak dış mekanda ayakkabı veya terlik kullanımı (ortalama 3 cm taban yüksekliği) bu merkezi daha da yukarı taşımaktadır. Örneğin 190 cm boyundaki bir bireyin ayakkabılı ağırlık merkezi yaklaşık 111 cm seviyesine ulaşmaktadır. Bu bilimsel veri ışığında;
- Mevcut 110 cm’lik yasal sınır, uzun boylu bir birey için hala bir koruyucu değil, tam bir “takla ekseni” (pivot noktası) vazifesi görmektedir.
- Eski binalardaki 90 cm’lik korkuluklar ise, ağırlık merkezinin tam 21 cm altında kalarak kişiyi korumak yerine düşmeyi kolaylaştıran bir “çelme” etkisi yaratmaktadır.
2. 90 Santimetre Faciası ve “Kaza Süsü” Mazereti
Ülkemizdeki binaların büyük bir kısmında hala varlığını koruyan 90 cm’lik bariyerler, bir yetişkinin bel hizasının çok altında kalmaktadır. Bu fiziksel yetersizlik, adli vakalarda en büyük suistimal alanını doğurmaktadır. Özellikle son yıllarda sistematik bir sorun haline gelen şüpheli kadın ölümlerinde, katiller bu düşük yüksekliği bir sığınak olarak kullanmaktadır.
Bariyer 90 cm olduğunda, bir failin “Ayağı takıldı, sendeledi ve üzerinden yuvarlandı” şeklindeki savunması, mahkeme heyeti tarafından fiziksel olarak “mümkün” görülebilmektedir. Alçak bariyerler, cinayetlerin “kaza” veya “tedbirsizlik” kılıfı altına sokulmasına zemin hazırlayarak adaletin tecelli etmesini engellemektedir.
3. Bahanelerin Sonu: 120 cm ile Gelen Mutlak Kanıt
Güvenlik eşiğinin tavizsiz bir şekilde 120 cm‘ye çıkarılması, yapı güvenliğinde sadece bir teknik değişim değil, bir adalet devrimidir. 120 cm yüksekliğindeki bir bariyer, ortalama bir insanın göğüs kafesi seviyesine yaklaşır.
Bu yüksekliğin hayati önemi şudur: Yapıda 120 cm standardı uygulandığında, artık hiç kimse “kazara düştü” bahanesinin arkasına sığınamaz. Çünkü 120 cm yüksekliğindeki bir engelin üzerinden bir insanın sadece dengesini kaybederek veya sendileyerek aşması fiziksel ve matematiksel olarak imkansızdır. Bu yükseklikteki bir bariyere çarpan kişi, bariyerin içinde kalır, dışarı savrulamaz.
Bir düşme vakasının gerçekleşmesi için kişinin ya engelin üzerine tırmanması ya da harici bir zorlamaya (itme, savurma) maruz kalması şarttır. Bu durum, yargılama sürecinde “kaza” iddiasını bilimsel olarak devre dışı bırakır ve şüpheli kadın ölümlerinde her türlü “kaza süsü” girişimini anında boşa çıkarır. 120 cm eşiği, suçluların en büyük mazeretini ellerinden alan sarsılmaz bir fiziksel duvardır.
4. Küresel Perspektif: Uluslararası Standartlar ve Yetersizlikler
Dünya genelindeki yapı standartları incelendiğinde, güvenlik sınırlarının genellikle “ortalama” boylara göre belirlendiği ve ekstrem durumları kapsamadığı görülmektedir:
- İngiltere (UK Building Regulations): Balkonlar ve teraslar için yükseklik sınırı 110 cm olarak belirlenmiştir. Ancak pencerelerde bu sınır 80 cm’ye kadar düşebilmektedir.
- ABD (International Residential Code – IRC): Konutlarda balkon korkulukları için minimum 36 inç (yaklaşık 91 cm) gibi oldukça düşük bir sınır uygulanırken, çok katlı ticari binalarda (IBC) bu sınır 42 inç (yaklaşık 107 cm) seviyesindedir.
- Avustralya (NCC): Düşme yüksekliğinin 1 metreyi geçtiği alanlarda korkuluk yüksekliği minimum 100 cm olarak şart koşulmuştur.
- Avrupa Birliği (Almanya – DIN 18065): Genellikle 12 metre yüksekliğe kadar olan binalarda 90 cm, 12 metrenin üzerindeki binalarda ise 110 cm kuralı uygulanmaktadır.
Görüldüğü üzere, dünya genelinde 110 cm üst sınırı “yeterli” kabul edilse de; 190 cm boyundaki ayakkabılı bir bireyin ağırlık merkezinin 111 cm olduğu gerçeği karşısında bu global standartların tamamı bir güvenlik açığı barındırmaktadır. Bu durum, önerilen 120 cm standardının evrensel bir güvenlik gerekliliği olduğunu kanıtlamaktadır.
5. Pencerelerde ve Eski Yapılarda Acil Müdahale
- Yeni Nesil Pencereler: Pencerelerin alt kısmı yerden 120 cm’ye kadar sabit lamine emniyet camı olmalı, açılan kanat ise bu seviyenin üzerinden başlamalıdır. Bu sayede manzara kesilmeden mutlak emniyet sağlanır.
- Mevcut Yapıların İyileştirilmesi (Retrofit): 90-110 cm yüksekliğindeki eski balkonlar, ek profillerle 120 cm’ye yükseltilmelidir. Pencerelere ise 120 cm kotunda sağlam, ergonomik tutunma barları monte edilerek aktif koruma sağlanmalıdır.
Sonuç: Mimari Adalet ve Yaşam Hakkı
Mimarideki 10-20 santimetrelik farklar, bir insanın hayatta kalması veya bir suçun “kaza” mazeretiyle örtbas edilmesi arasındaki çizgidir. 90 cm’lik “yasal ama ölümcül” bariyerlerin dönüştürülmesi ve 120 cm eşiğinin standartlaşması, Türkiye’deki şüpheli düşme vakalarını mazeretsiz bırakacaktır. Adalet binaların projelerinde başlamalı; güvenli mimari, suçun gizlenebileceği tüm fiziksel mazeretleri ortadan kaldıran en büyük toplumsal kalkan olmalıdır.
Aydın Tiryaki
Ankara, 1 Ocak 2026
| aydintiryaki.org | YouTube | Aydın Tiryaki’nin Yazıları ve Videoları │Articles and Videos by Aydın Tiryaki | Bilgi Merkezi│Knowledge Hub | ░ Balkonda 120 cm Eşiği │ The 115-120 cm Threshold in Balcony ░ 01.01.2026
