Aydın Tiryaki
30 Haziran 2026
İnebolu
Yürüyüşe Türkocağı binasının, bildiğimiz adıyla Halkevi binasının olduğu noktadaki merdivenlerden aşağıya inerek başladık. Türkocağı binasının önünden, ardından öğretmenevinin önünden geçtik. Daha sonra yamaçtaki İnebolu Feneri’nin önünden sağa döndük.
Yürüyüş yolu tam düz bir hat değil. Önce güneye doğru, limanın karşısına dümdüz yürüyoruz. Küçük mendireğe geldikten sonra yol hafifçe doğuya doğru yönelerek devam ediyor; bir navigatör olsaydı o sırada bize böyle tarif ederdi herhalde.
Abana yolunun kenarındaki, yani limanın karşısındaki kaldırımı tercih ettik. Çünkü öğleden sonra saatlerde limanın hemen yanındaki kaldırım hâlâ güneşteydi, çok yakıcı bir güneş vardı; karşı kaldırım ise o saatlerde gölgede kalıyordu. O yüzden karşı kaldırımı tercih ederek yürüdük.
Karşı kaldırım gerçekten güzel bir kaldırım. Geniş, düzgün, özenle yapılmış. Hatta görme engelliler için yol boyunca devam eden işaretli, kabartmalı yönlendirme şeridi bile var. Yani çok özenli, düzgün yapılmış bir kaldırım.
Yamaçlar da çok güzel: yemyeşil ağaçlar, çiçekler, çalılar var; gerçekten yürümek için çok güzel bir ortam. Yamaçlarda özenle yapılmış taş duvarlar var, ve İnebolu’nun doğası o kadar yeşile tutkun ki bu taş duvarların aralarından bile yeşillikler fışkırmış, çiçekler büyümüş, açmış. Gerçekten çok güzel bir görünüm veriyor.
Yanda bir trafik var, geliş gidiş bir yol ama yoğun bir trafik değil; yürümek için bir engel olarak düşünülemez.
Sabah saatlerinde, çok güneşli günlerde bu kaldırımın kullanımı zor olabilir, çünkü güneş doğrudan vuruyor. Ama saat üçten sonra güneş batı tarafına geçmeye başladıktan sonra yol tamamen gölgede, çok rahat yürünebilecek, esintili bir yol haline geliyor. Özellikle o saatlerde tercih edilebilir.
Yolun başında oldukça şirin balıkçı kahveleri bulunuyor, orası da bir uğrak yeri olabilir.
Karşı taraftaki limanın güzelliğini ancak aralardan görebiliyoruz — oradaki küçük kayıkları, tekneleri sınırlı da olsa görmek mümkün. Çünkü liman artık tamamen dışarıya soyutlanmış bir durumda. Eskiden, yirmi yılı aşkın bir süre önce, mendirek boyunca yürünebilirdi; liman İnebolular için çok güzel bir yürüyüş yoluydu, hatta meraklılar için balık tutulan bir yerdi, oralarda çok zaman geçirilirdi. O zamanları özlüyoruz elbette. Ama şu anda liman aşırı korunan bir yer haline gelmiş durumda. Hatta limanın çevresini kaplayan helezonik dikenli teller, “burada korunan ne var, bu kadar korunması gereken ne var” diye bir merak uyandırıyor insanın kafasında.
Yol, küçük mendirekten sonra Abana yoluna doğru hafif bir yokuşla devam ediyor. Bir süre bu yokuşta kaldırımda yürümeye devam ettikten sonra kaldırım bir yerde artık bitiyor. Oraya kadar bile yürümek için gayet güzel bir güzergah.
Yürüdüğümüz kaldırıma gelince: kaldırım güzel ve özenle yapılmış, ama şu anda tek bir eksiği var. Kaldırım çok uzun süredir bir temizlikten, bir süpürme işleminden geçmemiş, bu belli oluyor. Yer yer öyle toprak, kum, çakıl birikintileri oluşmuş ki üzerinde artık bildiğin otlar büyümeye başlamış. Elbette buralar zaten çok nemli ve iklim buna uygun olduğu için bir şeylerin yeşermesi, oralarda böyle bir durumun olması doğaldır. Ama bu boyutta, bu kadar uzun zamandır bir temizlik yapılmadığı belli oluyor. Bu yolun pırıl pırıl bir hale gelmesi herhalde sadece bir kaldırım süpürme aracının buraya girip birkaç kere gidip gelmesini gerektirir diye düşünüyorum. Şu anda bu konuda bir bilgi eksikliğimiz var: o kaldırımdan sorumlu olanın belediye mi, karayolları mı olduğu konusunda emin değilim, belki de ikisinin ortak sorumluluğundadır. Bu yüzden hiç kimseyi eleştirmek istemiyorum, sadece gözlemimi aktarıyorum. Orası özenle yapılmış ama özenle tutulmamış bir durumda.
Yürüyüşü kaldırımın bittiği noktaya kadar yaptık ve aynı yoldan geri döndük.
| aydintiryaki.org | YouTube | Aydın Tiryaki’nin Yazıları ve Videoları │Articles and Videos by Aydın Tiryaki | Bilgi Merkezi│Knowledge Hub | ░ Virgülüne Dokunmadan │ Verbatim ░ | ░ İnebolu Limanının Karşısındaki Kaldırımdan Yürüdüm │Walking Along the Sidewalk Across from İnebolu Harbour ░ 30.06.2026
