Aydın Tiryaki

İnebolu’da Boyranaltı Kaldırımlarında Yürümek

Aydın Tiryaki

28 Haziran 2026

İnebolu

Yürüyüş güzergahım İnebolu Çayı üzerindeki köprüden başlayıp Kızılkara Çayı’ndaki köprüye kadar uzanan mesafeyi kapsıyor. Bu arayı yürürken karşılaştığım manzaraları ve gözlemlerimi aktarmak istiyorum.

Bu güzergahta iki kaldırım bulunuyor; biri deniz tarafındaki kaldırım, diğeri ise yolun karşı tarafındaki kaldırım. Deniz kenarındaki kaldırım daha düzgün, daha temiz ve daha düzenli bir yapıya sahip. Ancak karşı kaldırım için aynı şeyleri söylemek ne yazık ki çok zor.

Önce deniz tarafındaki kaldırımı anlatmakla başlayayım.

Belirttiğim gibi burası daha düzgün. Elbette Karadeniz’in hırçın dalgalarının verdiği zararlar var ve o anda bunlara karşı yapılabilecek bir şey yok; bu durum çok daha büyük projeler gerektiriyor.

Yol boyunca yürüyüşüm genel anlamda sorunsuz geçse de, bazı noktalarda gözden geçirilmesi gereken ayrıntılar var. Yürürken dikkatimi çeken ilginç bir durum oldu: Kaldırımın bir yerinde, büyük olasılıkla yakın zamandaki bir inşaat çalışması sırasında oraya konulmuş ve zamanla azalarak artık gereksinimi kalmamış küçük bir kum birikintisi hala orada duruyordu. Çok kolay bir şekilde temizlenebilecek durumda olan bu küçük kum parçasının, yürürken ayağımın altında hafif bir kayma belirtisi göstermesi ve bunu o an fark etmek hiç de hoş bir durum değildi.

Yürüyüşe devam ettikçe can sıkan bir diğer nokta ise denizin birçok yerde kapalı olmasıydı. Ne yazık ki güzergahın büyük bir bölümünde denizi göremeden yürümek zorunda kalıyoruz. Geçen yıla kıyasla kapalı olan yerlerin biraz daha artmış olması, yeni tesislerin kurulması açısından güzel ve olumlu bir gelişme olsa da, denizin görünürlüğünün azalması bakımından kesinlikle eleştirilebilecek bir durum.

Yürüyüşümüz eskiden Kütük Kafe dediğimiz, şimdiki adıyla Huzur Kafe ve ardından Keyifli Balık’ı geçene kadar her şey normal seyrinde devam ediyor. Fakat tam o noktadan sonra, Karadeniz’in kış boyunca sahil bandında ne kadar çok çalıştığını ve doğanın nasıl büyük bir zarar verdiğini açıkça görüyoruz. Gerçekten çok büyük bir tahribat yaşanmış. Denizin verdiği bu zararlar yüzünden bazı yerlerde dalgalar kaldırımı tamamen yutmuş durumda ve yürüyebilmek için yola inmek zorunda kalıyoruz. Karadeniz’in hırçın olduğu ve onunla baş etmenin çok zor olduğu bilinen bir gerçek. Ancak burada dikkatimi çeken asıl sorun, bazı yerlerdeki dolgu malzemesinin gerçekten çok zayıf olmasıydı. Denizin o kısımları alabilmesi için çok büyük bir çaba göstermesine gerek kalmadığı, çok kolay bir şekilde oraları teslim aldığı net bir biçimde görülüyor.

Yürüyüşe devam edip Kızılkara Çayı’na yaklaştığımızda, yürüyüş parkurunun yanındaki korkulukların içler acısı hali göze çarpıyor. Geçen yıl bu korkulukların ne kadar büyük bir özenle yapıldığını, ne kadar güzel göründüğünü anımsıyorum. Ancak bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça anlıyoruz ki; İnebolu’da denize karşı yapılan işlerde sadece estetik yetmiyor, aynı zamanda sağlamlık da çok büyük bir önem taşıyor. Geçen yıl gerçekten çok güzel olan o korkulukların şu anda birçok yeri tamamen yok olmuş durumda ve orası şu an ciddi bir tehlike arz ediyor. Bu bölgede acilen bir çalışma yapılması gerekiyor.

Kızılkara Çayı köprüsüne ulaştıktan sonra dönüş yürüyüşünü yolun karşısındaki diğer kaldırımdan yaptım. Şimdi bu güzergahtaki gözlemlerime değineyim.

Bu kaldırım gerçekten her açıdan çok kötü bir durumda. Bazı yerler adeta bir engelli yürüyüş parkurunu andırıyor. Düzgün olan kısımlarda ise akla gelebilecek her türlü kaldırım işgali ve kötü kullanım mevcut. Bütün karşı kaldırımın baştan sona kadar tamamen gözden geçirilmesi, İnebolu Çayı köprüsünden Kızılkara Çayı köprüsüne kadar olan bu kısmın küçük onarımlarla geçiştirilmeden sil baştan yeniden yapılması gerekiyor. Özellikle doğalgaz kazılarından sonra toprak ve çamur olmasın diye yapılan onarımlar estetikten tamamen uzak. Asfalt dökülerek yapılan bu yamalar o kadar özensiz ve kötü durumda ki, anlatılamaz.

Bazı noktalara özellikle değinmek gerekirse; Kızılkara tarafına doğru ilerlerken çok büyük bir zincir marketin önündeki kaldırım, araçların rahatça çıkabilmesi için eğimli bir şekilde yapılmış. Bu nedenle orası kaldırım olma özelliğini tamamen kaybetmiş, neresi yol neresi kaldırım belli bile değil. Üstüne üstlük bir de araçlar yola sıfır bir şekilde park ettikleri için orada mecburen yola inmek zorunda kaldık. Bu durumu marketin içindeki görevlilere de ilettim; elbette bu doğrudan marketin sorumluluğunda değil, binanın yapısıyla ilgili bir durum ancak yine de hiç hoş görünmeyen ve yayaları mağdur eden bir tablo.

Bunun dışında, oradaki bazı kafelerin kaldırıma masalar ve sandalyeler koyması konusuna değinmek isterim. Buna aslında bir itirazım yok. Kaldırımı çok fazla işgal etmedikleri sürece, kenarlara konulan masalar, sandalyeler, oturma alanları ya da belediyenin yerleştirdiği banklar oraya bir renk katar ve hoş bir görünüm sağlar. Ancak bu durum, bazı yerlerde gördüğüm gibi bir kaldırım işgali boyutlarına ulaşırsa buna mutlaka dikkat edilmesi ve müdahale edilmesi gerekir. Benim bu konudaki önerim; kaldırımlara masa ve sandalye konulmasının estetik bir biçimde teşvik edilmesi, ancak kaldırım işgaline kesinlikle izin verilmemesidir.

Öte yandan, güzergah üzerindeki beyaz eşya servisleri gibi bazı iş yerlerinin kaldırımları yıllardır tamamen kendi depoları gibi kullanmaları hiç hoş bir davranış değil. Bu sayıları hiç de az olmayan iş yerlerinin yarattığı durum, hem görsel açıdan çirkinlik yaratıyor hem de kaldırımın asıl işlevini engelleyerek ciddi sorunlara yol açıyor. Kaldırımların bir kasaba görüntüsü, sıcaklığı içinde kullanılması elbette doğal karşılanabilir ancak bunun çok daha estetik ve düzenli görünmesini sağlayacak kuralların konulması şart. Bu haliyle gerçekten hiç hoş bir görüntü oluşmuyor.

Bir diğer büyük sorun ise İnebolu Çayı köprüsüne yakın bir noktada karşımıza çıkıyor. Burada, özel mülkiyetin sınırları ve köşede bulunan (tarihi olup olmadığını tam bilemediğim) bir çeşmeye dokunulamaması nedeniyle kaldırım bir yerde sıfıra iniyor. Bir köşeyle kaldırım tamamen kapatılmış durumda. Aynı noktada belediyenin bir çöp konteynerinin bulunması ve araçların tam o noktada kaldırıma sıfır şekilde park etmesi yüzünden, o sırada akmakta olan trafiğin tam içinden yürümek zorunda kalıyoruz. İnebolu Çayı köprüsündeki otoparkın karşısına denk gelen, oradan geçen herkesin çok iyi bildiği bu noktanın acilen düzenlenmesi gerekiyor. Eğer burada bir kaldırım düşünülmüyorsa veya fiziksel olarak yapılamıyorsa, en azından yol kenarına bariyerler konularak araçların park etmesi engellenmeli ve yayalar için güvenli, ayrı bir yürüyüş alanı bırakılmalıdır. Yani yürüyüş yapanların can güvenliğini ve rahatlığını sağlayacak düzenli bir bariyer geçişi yapılabilir. Ya da özel mülkiyete saygımız sonsuz olmakla birlikte, burada açık bir kamu yararı olduğu için kamulaştırma yoluna gidilerek bu sorun kökten çözülmelidir. Burası gerçekten çok göze batan ve tehlike yaratan bir durum, bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Son olarak İnebolu trafiğine dair bir gözlemimi ve önerimi paylaşmak istiyorum. Bildiğim kadarıyla İnebolu, yaya geçişlerinde trafik ışıklarının kullanılmadığı bir yer; en azından şu anda böyle bir ışıklı sistemin olduğu bir yer var mı yok mu tam emin değilim, yanlış bilgi vermiş olmayayım. Ancak İnebolu Çayı üzerindeki köprünün Boyranaltı tarafındaki o kavşağa, yaya güvenliğini sağlamak adına bir ışıklı sistem konulabilir. Bu da benim bu güzergahla ilgili son önerim olsun.

Boyranaltı İnebolu’nun güzelliğidir, o güzelliği bozabilecek herşeyi düzeltmeliyiz.

KÜNYE

Bu yazı, 27 Haziran 2026 akşamı güneş batarken gerçekleştirilen bir yürüyüşün izlenimlerini aktarmaktadır. Gözlemler 28 Haziran 2026 tarihinde Gemini’ye sözlü olarak anlatılmış; Gemini yazım asistanı olarak görev yapmış ve tamamen yazarın görüşlerini yansıtan bu metin Gemini’nin yazım asistanlığıyla oluşturulmuştur. Claude ise yalnızca bu yazının İngilizceye çevirisini gerçekleştirmiştir.

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara

Haziran 2026
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930