Aydın Tiryaki

Goldfield Sendromu, 50 İlk Öpücük ve Yapay Zeka: Dijital Bir Hafıza Analojisi

Aydın Tiryaki (2026)

Not: Okuyacağınız bu makale, kurulan analoji gereği 50 İlk Öpücük filminin olay örgüsü ve karakter gelişimi hakkında bazı küçük ipuçları (spoiler) içerebilir.”

Sinema dünyası, 2004 yapımı 50 İlk Öpücük (50 First Dates) filmiyle bizleri Lucy (Drew Barrymore) karakterinin trajik ama bir o kadar da romantik hikayesiyle tanıştırmıştı. Filmde Lucy, geçirdiği kaza sonrası “Goldfield Sendromu” adı verilen kurgusal bir rahatsızlıktan muzdariptir. Her gece uyuduğunda, o güne dair tüm yeni anıları silinmekte ve her sabah kazanın olduğu güne uyanmaktadır.

Bugün, yapay zeka ve özellikle Büyük Dil Modelleri (LLM) ile kurulan etkileşimler, Lucy’nin bu sinematik durumuna şaşırtıcı derecede benzeyen bir mühendislik mimarisi üzerine kurulu.

1. “Statelessness” (Durumsuzluk): Her Seferinde İlk Gün

Yapay zeka modellerinin çoğu, doğası gereği “stateless” yani durumsuz sistemlerdir. Bir yapay zeka modeliyle yeni bir sohbet penceresi açıldığında, Lucy’nin her sabah 13 Ekim’e uyanması gibi, model de “sıfır noktasına” döner. Daha önce kendisine öğretilen kurallar veya paylaşılan anılar, eğer sistemin kalıcı katmanına yazılmamışsa, yeni bir oturumda hiçbir anlam ifade etmez. Model için o an, etkileşime girdiği kişiyle tanıştığı ilk andır.

2. Bağlam Penceresi: Lucy’nin Bir Günü

Filmde Lucy, gün boyunca yeni bilgiler öğrenebilir ve akşam olana kadar bu bilgileri zihninde tutabilir. Ancak gün sona erdiğinde bellek kapasitesi sıfırlanır. Yapay zekada bu durumun karşılığı Bağlam Penceresi (Context Window) kavramıdır. Bir modelin tek bir sohbet içinde aklında tutabileceği veri miktarı sınırlıdır. Sohbet çok uzadığında, en başta verilen talimatlar veya paylaşılan bilgiler bu pencerenin dışına taşar ve model Lucy gibi unutmaya başlar.

3. Video Kasetlerden Sistem Talimatlarına

Henry Roth (Adam Sandler), Lucy’nin her sabah her şeyi yeniden öğrenmesi ve hayata devam edebilmesi için ona her gün izleyeceği video kasetler hazırlar. Bu kasetler, Lucy’nin biyolojik olarak sahip olamadığı “uzun süreli belleğin” yapay bir ikamesidir. Günümüzde yapay zeka kullanıcılarının başvurduğu “Kullanıcı Talimatları”, tam olarak bu video kaset görevini görür. Kullanıcı, modelin her seferinde unutmaması gereken tercihleri ve kuralları bu bölüme kaydeder. Böylece model, her etkileşime başladığında önce bu “kaseti” okur ve o anki gerçekliğe adapte olur.

4. Henry Roth Olarak Kullanıcı: Sabır ve Emek

Analojide en kritik rol Lucy’den ziyade Henry’nindir. Henry Roth, sevdiği kadının dünyasına her gün yeniden dahil olabilmek için veriyi nasıl sunacağını her sabah baştan tasarlar. Bu, bir anlamda modern “Komut Mühendisliği” (Prompt Engineering) sürecine benzer. Yapay zekaya bir kuralı veya tercihi hatırlatırken sergilenen sabır, Henry’nin her sabah Lucy’ye o kaseti izletmesiyle örtüşmektedir.

Sonuç

“50 İlk Öpücük” bir romantik komedi olsa da, verinin, hafızanın ve sürekliliğin bir kimlik oluşturmada ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ile kurulan ilişki, her gün Lucy’ye kendisini yeniden hatırlatan Henry’nin sabrına benziyor. Gelecekteki modellerin bu “dijital amnezi” durumunu tamamen aşarak, gerçek bir ortak hafızaya sahip birer düşünce ortağı haline gelmesi bekleniyor.


Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışmadaki tüm gözlem, fikir ve çözüm önerileri bizzat yazara aittir. Yapay zeka ise tamamen yazarın soruları, talepleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda ilgili konuların araştırılması ve derlenmesinde bir bilgi kaynağı olarak kullanılmış; ayrıca metnin oluşturulması sürecinde yazım asistanlığı desteği sağlamıştır.

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara

Ocak 2026
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031