Aydın Tiryaki (2026)
İnternet, bugün insanlığın kolektif hafızası olma görevini üstlenmiştir. Ancak bu hafıza, “kira” usulü işleyen ve 10 yıllık sürelerle kısıtlanan alan adı sistemleri nedeniyle büyük bir tehdit altındadır. Bir yurttaş vefat ettiğinde veya teknik takibi bıraktığında, ömrünü verdiği eserler bir anda yok olabilmektedir. Bu durum, sadece bireysel bir kayıp değil, kültürel bir yıkımdır.
Dİjİtal Tapu ve Evrensel Hak
Alan adları artık ticari birer meta olmaktan çıkarılmalı ve kişinin entelektüel kişiliğinin bir parçası olarak “Dijital Tapu” statüsüne kavuşturulmalıdır. Her bireyin, kendi fikri mirasını sonsuza dek barındırabileceği, uluslararası güvence altında olan bir alanı olmalıdır.
Dİjİtal UNESCO ve Uluslararası Güvence
Bilginin korunması; siyasi rüzgarların, sansürün veya ekonomik krizlerin insafına bırakılamaz. Bu nedenle:
- Uluslararası Otorite: Birleşmiş Milletler bünyesinde bir “Dijital UNESCO” veya benzeri tarafsız bir üst kurul oluşturulmalıdır.
- Evrensel Kota: Her bireye, kendi makalelerini, fotoğraflarını ve fikirlerini saklayabileceği belirli bir veri kotası “temel bir hak” olarak ücretsiz tanımlanmalıdır.
- İlelebet Erişim: Bu kütüphanelerdeki web adresleri, mülkiyeti kamuya veya mirasçıya ait olmak üzere sonsuza kadar yayında tutulmalıdır.
Hakİkat Köprüsü: Zaman Kilitli Şİfreleme
Sistemin en önemli fonksiyonlarından biri de “Dijital Zaman Kapsülü” olmalıdır. İnsanlar, günümüzde açıklanması sakıncalı olan ancak geleceğin tarihine ışık tutacak kanıt ve bilgileri şifreleyerek sisteme emanet edebilmelidir.
- Belirlenen tarihlerde (örneğin 100 yıl sonra) otomatik olarak açılan bu şifreler, tarihsel gerçeklerin hiçbir sansüre uğramadan geleceğe ulaşmasını sağlayacaktır.
- Bu mekanizma, bugünün yöneticileri üzerinde bir “tarihsel denetim” kurarken, geleceğin kütüphanelerini gerçek bilgiyle besleyecektir.
Sonuç
Dijital Evrensel Kütüphaneler, sadece veri saklama merkezleri değil, insanlığın dijital ruhunun koruma altına alındığı kutsal alanlardır. Bir mühendisin, bir yazarın veya sıradan bir bireyin mirası, kamu kaynakları ve uluslararası hukuk ile sonsuza kadar yaşatılmalıdır. Gelecek nesillerin bu birikime kesintisiz erişimi, dijital medeniyetimizin en büyük sınavıdır.
