Aydın Tiryaki

Anahtar Sözcüklerin Evrimi: Hileden Yapay Zekaya Giden Yol

Aydın Tiryaki (2026)

Giriş: Masumiyet Çağından Manipülasyona 90’lı yılların sonu ve 2000’lerin başında, internet henüz emekleme aşamasındayken bir web sitesi hazırlamak, dijital bir kütüphaneye kitap yerleştirmek gibiydi. Bizler, hazırladığımız sayfaların HTML kodlarının içine, içeriği en doğru şekilde tanımlayan “anahtar sözcükleri” (keywords) büyük bir titizlikle yerleştirirdik. Bu, internetin kurucularının hayal ettiği “onur sistemine” dayalı bir tasnif yöntemiydi. Ancak çok geçmeden, sistemin açığını bulan kurnazlar, sayfa içerikleriyle tamamen alakasız ama popüler kelimeleri kodların arasına gizleyerek bu güvene dayalı yapıyı yıktılar. İşte bu kırılma noktası, arama motorlarını basit birer “kelime eşleştiricisi” olmaktan çıkıp, “anlam arayıcısı” olmaya zorlayan sürecin başlangıcıydı.

Zorunlu Evrim: Arama Motorlarının “Okumayı” Öğrenmesi Google ve diğer arama motorları, manipülasyonla kirlenmiş bir veri okyanusunda doğruyu bulabilmek için tek bir çareye sahipti: İnsanın beyanına (meta etiketlerine) değil, içeriğin kendisine odaklanmak. Başlangıçta sadece kelime yoğunluğuna bakan algoritmalar, zamanla kelimelerin birbirleriyle olan ilişkisini, eş anlamlıları ve cümle içindeki bağlamı (context) çözmek zorunda kaldı. Çünkü spam yapanlar geliştikçe, onları yakalamak isteyen mühendisler de gelişmek zorundaydı. Bir atasözümüzde denildiği gibi; “Bir musibet, bin nasihatten yeğdir.” İnternetteki bu bilgi kirliliği musibeti, mühendisleri dilin matematiğini çözmeye zorlayan en büyük motivasyon kaynağı oldu. Eğer herkes dürüst davransaydı, belki de arama motorları bu kadar zeki olmak zorunda kalmayacaktı.

Büyük Sıçrama: Okumayı Söken Makine, Yazmaya Başlıyor Bugün hayatımıza giren ve herkesi hayrete düşüren Büyük Dil Modelleri (LLM) ve Üretken Yapay Zeka (Generative AI), aslında gökten zembille inmedi. Bu teknolojinin temelleri, arama motorlarının 20 yıl boyunca sürdürdüğü “anlama” çabasıyla atıldı. Süreç çok net bir mantıkla ilerledi:

  1. Okuma Aşaması: Arama motorları, trilyonlarca dokümanı tarayarak insan dilinin yapısını, gramerini ve kelimeler arası anlamsal bağları öğrendi. Bu, bir çocuğun okumayı sökmesi gibiydi.
  2. Yazma Aşaması: Okumayı ve anlamayı mükemmel seviyede öğrenen sistem, bir noktadan sonra sadece var olanı bulup getirmekle yetinmedi. Öğrendiği kalıpları kullanarak, “bir sonraki kelime ne olmalı?” sorusuna yanıt aramaya başladı. Yani arama motorları, yapay zekanın “okuma-anlama” antrenmanı yaptığı devasa bir okuldu. Okumayı bu okulda söken yapay zeka, şimdi kendi kompozisyonlarını yazıyor.

Tarih Tekerrür Ediyor: Sosyal Medyada Etiket Kirliliği Web sitelerinde 20 yıl önce yaşanan ve çözülen “anahtar kelime dolandırıcılığı”, bugün şekil değiştirerek sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Twitter (X) ve Instagram gibi platformlarda, “Trending Topic” (TT) olmuş kelimeler, içerikle %99 oranında ilgisiz gönderilerin içine iliştiriliyor. Bir yurttaş, deprem hakkında bilgi almak için tıkladığı etiketin altında, yasa dışı bahis reklamları veya siyasi propaganda ile karşılaşıyor. Ancak burada Google’ın geçmişteki durumundan farklı, trajik bir durum var: Google bu sorunu çözmek zorundaydı çünkü varlık sebebi “doğru bilgiyi bulmaktı”. Oysa sosyal medya platformları, bu kirliliği çözmek istemiyor gibi görünüyor. Çünkü onlar için önemli olan bilginin doğruluğu değil, o kaosun yarattığı trafik ve etkileşim. Teknik olarak bu ilgisiz içerikleri saniyesinde filtreleyecek güce sahip olmalarına rağmen, “gürültüden” ticari fayda sağlamayı tercih ediyorlar.

Yazılımdaki Atalet: Gereksiz Kutucuklar Bu teknolojik devrime rağmen, kullandığımız içerik yönetim sistemleri (örneğin WordPress) hala geçmişin hayaletlerini taşıyor. Yazı panellerinin altında hala duran “etiket” veya “odak anahtar kelime” kutucukları, içerik üreticilerinde “Bunu doldurmazsam yazım bulunmaz” korkusu (FOMO) yaratıyor. Oysa yapay zeka çağında, bir makinenin metni okuyup neyle ilgili olduğunu anlaması milisaniyeler sürüyor. İnsana manuel olarak etiket yazdırmak, modern bir arabayı atla çekmeye çalışmak gibidir. Yazılım arayüzlerinin bu ataletten kurtulup, tasnif işini tamamen yapay zekaya devretmesi ve insanı sadece “yaratıcı” kısımda özgür bırakması gerekiyor.

Sonuç Anahtar sözcüklerin tarihi, aslında makinelerin insan dilini anlama yolculuğunun tarihidir. Hileli kullanımların zorunlu kıldığı geliştirmeler, bugün insanlıkla sohbet edebilen yapay zekaların doğuşuna ebelik etmiştir. Artık makineler okumayı da, yazmayı da, anlamayı da biliyor. Bize düşen, eski alışkanlıkların (manuel etiketleme) ve yeni kurnazlıkların (hashtag kirliliği) ötesine geçip, bu teknolojiyi nitelikli içerik üretmek için kullanmaktır.


Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışmadaki tüm gözlem, fikir ve çözüm önerileri bizzat yazara aittir. Yapay zeka ise tamamen yazarın soruları, talepleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda ilgili konuların araştırılması ve derlenmesinde bir bilgi kaynağı olarak kullanılmış; ayrıca metnin oluşturulması sürecinde yazım asistanlığı desteği sağlamıştır.

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara

Ocak 2026
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031