Aydın Tiryaki (2026)
Zaman ve takvim, evrenin en gizemli ama bir o kadar da hoyratça kullandığımız birimleridir. Bugün kullandığımız 24 saatlik gün, 60 dakikalık saat ve 7 günlük hafta gibi yapılar; aslında ne tam olarak rasyoneldir ne dijital dünyaya uyumludur ne de doğanın ritmiyle tam bir matematiksel simetri içindedir. 12 ayın gün sayılarındaki düzensizlikten (28, 30, 31), haftanın ayı veya yılı tam bölmemesine kadar mevcut sistemimiz, antik Sümer, Babil ve Roma’dan kalma geleneklerin bir “yamalı bohçası” gibidir.
Bir mühendis gözüyle baktığımızda, bu sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda devasa bir hesaplama ve planlama karmaşasıdır. Ömrümüzün farklı evrelerinde zamanı ve takvimi ölçme biçimimiz, aslında dünyayı nasıl algıladığımızın, kaosu nasıl düzene sokmak istediğimizin bir yansımasıdır. Eğer cetveli ve pergelimizi elimize alıp zamanı ve takvimi baştan tasarlasaydık, bu tasarım hayatımızın hangi döneminde, hangi ihtiyacımıza cevap verirdi?
İşte lise yıllarımdaki rasyonalizmden bugünün olgunluğuna uzanan, zamanı ve takvimi baştan kurguladığım dört farklı vizyon.
1. 1970’lerin Rasyonalizmi: Onluk (Metrik) Sistem
Felsefe: İnsan ve Hesap Makinesi Uyumu
1970’li yıllarda, her şeyi 10’un katlarına bağlayarak zihinsel yükü sıfırlama ideali hakimdi. Bu modelde sadece saatler değil, haftalar ve aylar da onluk sistemin kusursuzluğuna teslim olur.
- Zaman Düzeni: 1 Gün = 10 Saat / 1 Saat = 100 Dakika / 1 Dakika = 100 Saniye
- Takvim Düzeni: 1 Yıl = 10 Ay / 1 Hafta = 10 Gün
- Mühendislik Çözümü: Bu sistemde bir yılın %75’inin bitmesi demek, doğrudan 7. ayın 5. gününde olmak demektir. Hesaplamalar için takvime bakmaya gerek kalmaz, sadece virgül kaydırmak yeterlidir.
2. 1990’ların Dijital Vizyonu: İkilik (Binary) Sistem
Felsefe: İşlemci ve Veri Mimarisi Uyumu
90’lı yıllarda dijitalleşen dünyada, zamanın artık makineler tarafından nasıl “anlaşıldığı” önem kazandı. İkilik tabandaki (2^n) bu sistem, işlemci hızını ve veri depolama verimliliğini zirveye taşır.
- Zaman Düzeni: 1 Gün = 16 Saat / 1 Saat = 64 Dakika / 1 Dakika = 64 Saniye
- Takvim Düzeni: 1 Yıl = 16 Ay / 1 Hafta = 8 Gün
- Mühendislik Çözümü: Bir günün her birimi bellekte tam 16-bit yer kaplar (16 x 64 x 64 = 65.536). Haftanın 8 gün olması ise bilgisayarın “byte” yapısıyla tam bir uyum sağlar; veri paketleri zamanla kusursuz bir senkronizasyon içine girer.
3. Pandemi Günlerinin Kaosu: Asal Sayı Sistemi
Felsefe: Evrenin Bölünemez ve Ham Doğası
Dünyanın durduğu ve izolasyonun hakim olduğu pandemi döneminde, zamanın o yapay simetrisi anlamını yitirdi. Kaosu kontrol altına almak yerine, evrenin o bölünemez ve asimetrik gerçeğine, yani asal sayılara sığındık.
- Zaman Düzeni: 1 Gün = 23 Saat / 1 Saat = 61 Dakika / 1 Dakika = 61 Saniye
- Takvim Düzeni: 1 Yıl = 13 Ay / 1 Hafta = 7 Gün
- Mühendislik Çözümü: 23, 61 ve 13 gibi asal sayıların hakimiyeti, zamanın parçalanamaz bir bütün olduğunu hissettirir. Bu sistem, evrenin rasyonel kalıplara sığmayan o asimetrik doğasıyla kurulan hibrit bir bağdır.
4. Bugünün Yöntemi: Fibonacci Asalları (Hibrit Estetik)
Felsefe: Organik Büyüme ve Kozmik Gizemin Birleşimi
Bugün geldiğimiz olgunluk noktasında artık biliyoruz ki; doğa ne sadece onluktur ne de sadece ikilik. Bugünün yöntemi, doğanın büyüme algoritması olan Fibonacci dizisi ile bölünemez olan asal sayıların muazzam birleşimidir.
- Zaman Düzeni: 1 Gün = 13 Saat / 1 Saat = 89 Dakika / 1 Dakika = 89 Saniye
- Takvim Düzeni: 1 Yıl = 13 Ay / 1 Hafta = 5 Gün
- Mühendislik Çözümü: Hem Fibonacci dizisinde olan hem de asal olan bu özel sayılar (5, 13, 89), zamanı evrenin Altın Oranı’na bağlar. Toplamda 102.973 birimden oluşan bu gün, bize zamanın sadece ölçülen bir şey değil, aynı zamanda organik olarak büyüyen bir olgu olduğunu hatırlatıyor.
Sonuç: Evrenin Asimetrisi ve İnsanın Simetrisi
Her ne kadar onluk veya ikilik sistemlerle mükemmel bir iç simetri kursak da, evrenin o kendine has asimetrik yapısı (artık yıllar, kayan günler) düzensizliğini korumaya devam edecektir. Ancak bu bir hata değil, bir hibrit zenginliktir. Bizim belirlediğimiz bu rasyonel sistemler gerçek evrenle birleştiğinde, kaosun içinde hesaplanabilir bir düzen, düzenin içinde ise doğal bir ruh oluşur. Yetmişli yılların rasyonelliğinden bugünün olgunluğuna uzanan bu yolculukta gördük ki; bir mühendis olarak zamanı tasarlamak, aslında evrenin o ele avuca sığmaz ritmine matematiksel bir saygı duruşunda bulunmaktır.
Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışmadaki tüm gözlem, fikir ve çözüm önerileri tamamen yazara ait olup; yapay zeka yalnızca bu düşüncelerin ifade edilmesi ve yazım sürecinde asistanlık sağlamıştır.
