Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Temmuz-Ağustos 2016)


“Mehmet Aksoy’un ODTÜ’de ‘bir görünen – bir kaybolan’ heykellerine alıştık. ODTÜ’de kalıcı bir Mehmet Aksoy heykeli görmenin zamanı geldi.” diye bitirdiğim yazıyı ODTÜlüler’de Nisan 2016’da yayımlamıştım. Mart ayı sonunda bu yazıyı yazarken üç ay sonra ODTÜ’de Mehmet Aksoy’un iki heykelinin birden olacağını hiç düşünemezdim.
Şimdi ODTÜ’de Mehmet Aksoy’un iki heykeli var hem de kalıcı olarak…
Nisan ayı sonlarında KKM’nin yamaçlarında bir düzenleme başladı ve birkaç gün sonra A4 kağıda basılmış bir yazı asıldı: “Hezarfen Heykeli Çevre Düzenleme İşi. Sanatçı Mehmet Aksoy tarafından ODTÜ’ye bağışlanacaktır.” Çevre düzenleme işi sürerken Mayıs ayı ortalarına doğru heykelin şekli belirlemeye başladı. Mehmet Aksoy’un üzerinde “TAŞ TAŞIRIM LAF TAŞIMAM” yazılı arabasını görünce Mehmet Aksoy’u da orada bulmak için sık sık uğradım ve çalışmasını izledim. Fırsat buldukça hoş sohbetine katılma şansını yakaladım ve ODTÜlüler’in Nisan 2016 sayısını verdim.
Hezarfen heykelinin mermer parçaları yerleştirilirken bir yandan da Mehmet Aksoy, kimi çelik parçalarının kalıplarını mukavvalara çiziyor, kesiyor, heykel üzerinde uyup uymadığını ölçüyordu ve onları birkaç gün sonra heykel üzerinde görüyorduk.
Bu yoğun çalışmalar 27 Mayıs 2016’ya kadar sürdü. ODTÜ Günü etkinlikleri kapsamında heykelin açılışı yapıldı. Heykelin üzerindeki plakette yazılı adı birkaç küçük değişiklikten sonra “Bilimin Işığında Kanatlanan Hezarfen Ahmet Çelebi – Heykeltraş Mehmet Aksoy – 27.05.2016” oldu. KKM’nin önünden Kafeteryaya doğru bakınca kanatlarını açmış, 400 yıl öncesinden bugüne uçacakmış gibi bekliyor.
Rektörümüz Ahmet Acar konuşmasında ikinci bir Mehmet Aksoy heykelinin müjdesini verdikten kısa bir süre sonra “İki Çocuklu Toprak Ana (Kibele)” heykeli KKM’de “bir görünüp bir kaybolacak” şekilde sergilendiği yerden alınıp. MM ile Çatı binaları arasındaki yerine taşındı. Üzerine “İki Çocuklu Toprak Ana – Heykeltraş Mehmet Aksoy – 25.06.2016” bilgisi yazıldı.
Şimdi ODTÜ’nün Kibele’si var, kendini ODTÜlü çocukların analarının yerine koyacak. Yan gözüyle bakıp, çocuklarının Kafeteryada yemeklerini yediklerini gördüğünde o da doyacak. Çocuklar neşeyle yanından geçtiğinde o daha çok sevinecek, çocukları üzgün gördüğünde onun bağrı yanacak. Ana gibisi var mı?



















Fotoğraf (2016): Aydın Tiryaki (ChE’81)
