Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Eylül 2017)

Ankara’nın çok soğuk kışlarında gölleri donar. Diğer üç mevsimde cıvıl cıvıl olan Eymir derin bir sessizliğe bürünür. Sazlıkların arasına saklanmış su kuşlarının yaşam alanları daraldığı için çok fazla ortalarda görünmezler.
Eymir Gölünün donduğu günlerde on yıl arayla iki kez Eymir’de bulunma şansını yakaladım ve bu günlerde Eymir’in görüntülerin çektim.
24 Ocak 2006 günü karlı bir Ankara gününde Eymir’in kışını kaydetmek için küçük bir grupla fotoğraf gezisi düzenlemiştik. Yoğun kar yağışı iyi fotoğraflar çekmemize engel olsa da gölün her tarafının donduğunu görmüştük. Yeni yağan kar ahşap iskelenin üzerini dümdüz ve bembeyaz kaplamıştı. Bir kayık donan suyun içinde hiç kımıldamadan duruyordu.
15-17 Aralık 2016’da ODTÜ’de düzenlenen Eymir Sempozyumunun son günü Eymir gezisi düzenlenmişti. Buz gibi bir havaydı. Bağevinden çıkıp, yokuşu tırmanıp göle hakim bir tepede toplanmıştık. Hocalarımız Meryem Beklioğlu ve Çağatay Keskinok’un çevresinde toplanmış gölle ilgili bilgiler alıyor ve anılar dinliyorduk. Gölün kimi bölümleri donmuştu. Donmamış yerlerde suyun üzerinde deniz kuşları dolaşıyor ve sesleriyle biz buradayız diyorlardı. Gölün üzeri donarken, bir noktadan başlayıp dışarıya doğru donmaya devam ettiği için birbirine bitişen daireler oluşturmuştu. Daireleri oluşturan halkalarda mavinin ve yeşilin değişik tonları görünüyordu.
Her mevsim Eymir’in, Ankara’nın en iyi korunmuş doğal alanı olduğunu görüyoruz. Çevresindeki ormanı ve kıyılardaki sazlıkları güneşin yaktığı yaz günlerinde yaşamı kolaylaştıracak gölgeyi sağlıyor, gölü donduran soğuk kış günlerinde doğal yaşamın sürmesi için bir yorgan oluyor.





















Fotoğraflar (24 Ocak 2006, 17 Aralık 2017): Aydın Tiryaki (ChE’81)


