Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Şubat 2013)

2012 Aralık ayının ilk günlerinde, ODTÜ Rektörlük 6. kat penceresinden bakarken Tenis Kortlarının olduğu bölgede dev bir beyaz balon belirdi ve yükselmeye başladığını sandığım anda durdu. Görünen bir balon değilmiş, tenis kortlarının üzerine kapatan büyük bir plastik örtüymüş.
2012’de ODTÜ Spor Kulübü’nün 50. yılı nedeniyle düzenlenen etkinlik için Faruk Bozoğlu hocamızla bir sunum üzerinde çalışırken tenis kortlarının görünümünü ve işlevini değiştiren bu yenilikle ilgili konuştuk. İki kortun üzerini tamamen kapatınca. kış koşullarında tenis oynanabilecek kort sayısı 4’e çıkmış oluyor. Yaklaşık birbuçuk ton ağırlığındaki kapatma malzemesi parçalar yapıştırılarak oluşturulmuş. Yaz geldiğinde kaldırmak yerine gölge işlevi için kullanılmaya devam edilmesi planlanıyor.
Tenis raketini elime almışlığım yalnızca ODTÜ’nün yaz spor okuluna katılan yeğenime spor mağazasında raket aldığım zaman olunca kortlara da girdiğimi hiç anımsamıyorum. Bu yazı için fotoğraflar çekmeye kortlara gittiğimde, tel örgüler görüntüye engel olunca, içeriye girmek için tenis kortlarının yanındaki küçük binadaki görevlilerden kapalı sandığım kapıyı açmaları için yardım istemeye gittiğimde tenis kortlarını konuştuk. ODTÜ’deki tenis kortlarını saydık: 2 kapalı, 2 üstü kapatılmış, 2 toprak zemin olmak üzere toplam 17 tenis kortu olduğunu hesapladık. Kapalı tenis kortları zaman zaman bilimsel ve sanat etkinlikleri için de kullanılır, sergiler açılır. (Üniversitedeki amfilerin tiyatro ve konser gibi etkinliklerde kullanılmasını büyük suç işlenmiş gibi algılayanlar eminin buna da çok şaşıracaktır.)
2000-2008 döneminde ODTÜ Rektörü olan Ural Akbulut hocamız, üniversiteyi yeni kazanmış öğrencilere konuşurken tenis oynamalarını önerir, tenisin sosyalleşmelerinde ve mezuniyet sonrası iş yaşamlarında önemli katkıları olacağını anlatırdı. Kendisini de sık sık kortlarda görürdük.
Tenis kortlarının ön tarafında çim kaplı, çevresi sarmaşıklarla kapandığı için içerisi zor görünen bir yeşil bahçe vardır. 2000 yılında tel örgülü kapısından girdiğimde gözüme ilk çarpan, ortada minimal bir heykel gibi duran boru ve su musluğu olmuştu. Hala durur mu bilmem.
MM’in tepesinden baktığımda ODTÜ’nün fotoğrafı olarak gördüğüm ODTÜ binaları, ağaçları, Devrim Stadı, allesi, yolları ve iki ayrı yerde kümelenmiş tenis kortlarıdır.







Fotoğraflar (2012 Aralık, 2013 Ocak): Aydın Tiryaki (ChE’81)
