Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Ocak 2013)

ODTÜ’de betonların arasına dizilmiş çakıl taşlarını gördüğümde deniz şehirlerinden gelenlerin denizsiz şehre deniz sevdalarını dizdiklerini düşünürüm. Rektörlük binasından kafeteryaya doğru çıkan merdivenin sağ alt tarafında yuvarlak bir yer vardır çakıl taşlarıyla döşeli…
Bu köşeye her baktığımda hep yarım kalan birşeyler görürüm. Merkezden uzaklaştırılmış küçük dairenin ortasından çıkan iki su borusuna bakınca sanki bir havuz olacakmış ama olamamış gibi düşünürüm. Küçük daireden çıkan ve büyük dairenin her yanına yayılan bir sırası beton bir sırası çakıl taşları dilimler sanki hiç sönmeyen bir güneş parıltısı gibi durur.
Büyük dairenin yarısını çevreleyen yüksek duvarın hemen üzerine dikilmiş çam ağaçları aşağıdaki asimetrinin bir parçası gibi durur. İnceli-kalınlı, uzun-kısa ağaçların aralarındaki uzaklıklar da farklı olunca bu asimetriyi bütünlediğini söylememek olmazdı.
Kütüphane yönünden Rektörlük binasının Atatürk anıtına bakan, hep kapalı duran kapısının önünden geçerek bu yuvarlak köşeye gelince ve merdivenlerden yukarıya çıkınca ODTÜ mimarisinin güzelliğini yaşarız. O güzelliği yaratan merdivenlerin, duvarların, ağaçların birbirini bütünlemesidir. Ancak o kapının kapalı olması Rektörlüğün ODTÜ’ye bakan yüzünün kapalı olduğunu düşündürür ve öyle düşünen başkalarının da olduğunu bilirim.
Çakıl taşlarının arasını kaplayan yosunlar deniz yosunu olmasa da denizi çağrıştırır denizsiz şehirde.
ODTÜ’den bir köşe için kısa bir not: Geçen yıl yitirdiğimiz Behruz Çinici’nin yokluğunu bu yazıyı yazarken bir kez daha hissettim. O çakıl taşları aklıma takılınca sorardım ODTÜ’nün mimarına ve mutlaka bir açıklaması olurdu. O açıklamayı yapacak kişi artık yaşamıyorsa deniz sevdasına bağlamaktan başka çare kalmaz.





Fotoğraflar (Aralık 2012): Aydın Tiryaki (ChE’81)


