Kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve rasyonel idari sınırlar
Türkiye’nin Yerleşim Düzeni ve Nüfus Dinamikleri (Makale 17)
Aydın Tiryaki (2026)
Türkiye’nin mülki idare sistemi, devletin yuttaşa dokunduğu ana yapıyı oluşturmaktadır. Ancak mevcut mülki taksimat haritası, büyük oranda tarihsel süreçlerin ve geçmişin lojistik imkanlarına göre şekillenmiş bir mirastır. Bugünün hızlı ulaşım, ileri teknoloji ve dijital iletişim çağında, bazı idari sınırlar kamu hizmetlerinde verimliliği düşüren ve kaynak israfına yol açan birer engel haline gelmiştir. Yerleşim mimarisinde önerdiğimiz yeni yaklaşım, mülki sınırların sadece siyasi veya tarihsel gerekçelerle değil, rasyonel hizmet kapasitesi ve verimlilik odaklı olarak yeniden düzenlenmesini hedeflemektedir (1).
Verimlilik odaklı yeni taksimatın en temel kriteri, hizmete erişim süresi ve maliyetidir. Mevcut yapıda, birbirine çok yakın olan ancak farklı idari birimlere bağlı yerleşimler, kamu hizmetlerini ulaştırırken gereksiz bir bürokratik hantallıkla karşılaşmaktadır. Örneğin, bir ilçenin hemen sınırında yer alan bir köyün, temel kamu hizmetleri için çok daha uzaktaki kendi ilçe merkezine gitmek zorunda kalması, hem zaman kaybı hem de ekonomik bir yüktür. Bu durumu aşmak için “İşlevsel Hizmet Alanları” oluşturulmalı ve mülki sınırlar, yerleşimin en kolay hizmet aldığı merkeze göre esnetilmelidir (2).
İdari sadeleşme, bu modelin ikinci kritik ayağını oluşturmaktadır. Nüfusu ve ekonomik ağırlığı çok zayıflamış, idari bir birim olarak ayakta kalması için gereken kamu harcaması sunduğu hizmetin önüne geçmiş olan küçük ilçelerin statüleri yeniden değerlendirilmelidir. Bu yerleşimleri tamamen yok saymak yerine, onları daha güçlü merkezlerin şubeleri veya “hizmet birimleri” haline getirmek, kamu bütçesi üzerinde büyük bir tasarruf sağlayacaktır. Bu tasarruf edilen kaynaklar, yerleşimin kalitesini artıracak teknolojik altyapıya ve sosyal projelere yönlendirilebilir (3).
Sonuç olarak, Türkiye’nin yönetim haritası statik bir tablo değil, yaşayan ve değişen bir organizma olarak görülmelidir. Verimlilik odaklı bir mülki taksimat, devletin gücünü zayıflatmaz; aksine kamu kaynaklarını daha akıllıca kullanarak yerel kalkınmayı hızlandırır. Sınırları sadece coğrafi birer çizgi olarak değil, vatandaşa en hızlı ve en ucuz hizmeti götürmenin bir aracı olarak yeniden kurgulamak, modern bir devlet yönetimi için zorunlu bir adımdır (4).
Aydın Tiryaki Ankara, 12 Ocak 2026
Bu makalede yer alan tüm fikir, görüş ve öneriler yazara aittir. Metnin kaleme alınması sürecinde yazım asistanlığı ve bilgi derleme aşamalarında yapay zeka Gemini’dan yararlanılmıştır.
EKLER
Ek A: Mülki Taksimatta Yeni Verimlilik Kriterleri
- Hizmet Erişim Süresi: Vatandaşın en temel kamu birimine (sağlık, güvenlik vb.) ulaşım süresinin optimize edilmesi.
- Personel Verimliliği: Kamu görevlisi başına düşen nüfusun ve hizmet alanının dengelenmesi.
- Bütçe Rasyonalizasyonu: İdari bina ve işletme giderlerinin toplam bütçe içindeki payının düşürülmesi.
Ek B: Önerilen İdari Sadeleşme Adımları
- Birleştirilmiş Hizmet Alanları: Coğrafi ve ekonomik olarak birbirini tamamlayan küçük ilçelerin hizmet birimlerinin ortak yönetilmesi.
- Gezici Kamu Ofisleri: Dağınık yerleşimler için sabit binalar yerine teknolojik donanımlı gezici hizmet araçlarının kullanılması.
- Dijital Kaymakamlık: Bazı mülki işlemlerin fiziksel bina gereksinimi olmadan dijital platformlar üzerinden tamamlanması.
REFERANSLAR
(1) T.C. İçişleri Bakanlığı, Mülki İdare Yapılanması ve Modernizasyon Stratejileri. https://www.icisleri.gov.tr
(2) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Bölgesel Hizmet Erişim ve Hareketlilik Analizleri. https://www.tuik.gov.tr
(3) Tiryaki, A. (2026). Ölçek Sorunu ve Yönetsel Tekdüzelik (Serinin 8. Makalesi).
(4) Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, Yerel Kalkınma Odaklı İdari Yapılanma Raporları. https://www.ka.gov.tr
