Şehir kimliği ve idari terminolojideki isimlendirme karmaşası
Türkiye’nin Yerleşim Düzeni ve Nüfus Dinamikleri (Makale 13)
Aydın Tiryaki (2026)
Türkiye’nin mülki idare sisteminde yerleşim birimlerinin adlandırılması, hem toplumsal algıda hem de resmi yazışmalarda kendine has bir karmaşayı beraberinde getirmektedir. Büyükşehir statüsünde olmayan 51 ilimizde, ilin yönetim merkezi olan ilçe genellikle sadece “Merkez” olarak adlandırılmaktadır. Bu durum, yerleşimin hem ilin genelini hem de o spesifik coğrafi noktayı aynı isimle temsil etmesine neden olmaktadır. Örneğin, “Niğde’ye gidiyorum” diyen bir kişinin il sınırlarına mı girdiği yoksa şehrin çarşı merkezine mi ulaştığı bu terminoloji içinde belirsiz kalmaktadır (1).
Bu isimlendirme biçimi, büyükşehir statüsündeki illerde yapısal bir zorunlulukla aşılmıştır. Bir il büyükşehir statüsü kazandığında, idari sınırların genişlemesi ve nüfusun yoğunlaşmasıyla birlikte eski merkez ilçe genellikle birkaç parçaya bölünerek Süleymanpaşa (Tekirdağ), Artuklu (Mardin) veya Menteşe (Muğla) gibi yeni ve özgün isimler almaktadır. Bu süreç, şehrin büyümesinin ve yönetimsel kapasitesinin artmasının doğal bir sonucudur (2).
Halen “Merkez” adlandırmasını koruyan 51 ilimizde ise durum, o yerleşimlerin mevcut ölçeğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu birimlere henüz büyükşehir olmadan yapay isimler vermeye çalışmak, şehir dokusuyla uyuşmayacak zorlama bir adım olma riski taşımaktadır. Zira bir yerleşimin isminin değişmesi veya özgünleşmesi, sadece bir tabela değişikliği değil; o yerleşimin idari olarak bölünmesini ve yeni ilçelerin üretilmesini gerektiren daha kapsamlı bir gelişim aşamasıdır (3).
Sonuç olarak, il adı ile merkez ilçe adının bugün iç içe geçmiş olması, Türkiye’nin yerleşim kademelenmesindeki mevcut durumu yansıtmaktadır. Bu terminolojik belirsizlik, yerleşim birimleri büyüdükçe ve büyükşehir yapısına geçiş yapıldıkça yerini daha profesyonel ve tanımlanmış bir yapıya bırakacaktır. Yerleşim mimarisinin geleceği, bu dönüşümün yapay müdahalelerle değil, yerleşimlerin doğal büyüme ve bölünme süreçleriyle gerçekleşmesinde yatmaktadır (4).
Aydın Tiryaki Ankara, 12 Ocak 2026
Bu makalede yer alan tüm fikir, görüş ve öneriler yazara aittir. Metnin kaleme alınması sürecinde yazım asistanlığı ve bilgi derleme aşamalarında yapay zeka Gemini’dan yararlanılmıştır.
EKLER
Ek A: Büyükşehir Sürecinde Doğal Bir Sonuç Olarak İsim Değiştiren Merkezler
- Mardin Merkez: Şehir büyüyüp büyükşehir olduğunda merkez ilçe “Artuklu” adını almıştır.
- Muğla Merkez: Benzer şekilde büyükşehir statüsüyle merkez ilçe “Menteşe” olarak adlandırılmıştır.
- Ordu Merkez: Yerleşim dokusunun gelişimiyle merkez ilçe “Altınordu” ismini almıştır.
Ek B: Mevcut Yapıdaki Durum ve Gelecek Projeksiyonu
- Mevcut Durum: 51 ilde il adı ile merkez ilçe adı eşleşmektedir (Örn: Bolu – Bolu Merkez).
- Gelişim Süreci: Nüfus artışı ve idari gereksinimler arttığında, bu merkezlerin bölünerek özgün isimler alması beklenmektedir.
- Ölçek İlişkisi: İsim değişikliği, genellikle o birimin tek bir merkezden yönetilemeyecek kadar büyümesiyle gerçekleşen bir idari reformdur.
REFERANSLAR
(1) 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu ve Uygulama Yönetmelikleri. https://www.mevzuat.gov.tr
(2) 6360 Sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi Kurulması Hakkında Kanun. https://www.resmigazete.gov.tr
(3) T.C. İçişleri Bakanlığı, Mülki İdare Birimleri ve Yerleşim Yerleri İnceleme Raporları. https://www.icisleri.gov.tr
(4) Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, Yerel Yönetimlerde Kapasite Gelişimi ve Şehirleşme Dinamikleri. https://www.ka.gov.tr
