“Kentleşmiş kırsal” olan beldelerin statü kaybı ve hizmet erişimi sorunları
Türkiye’nin Yerleşim Düzeni ve Nüfus Dinamikleri (Makale 7)
Aydın Tiryaki (2026)
Türkiye’nin yerleşim tarihinde, köyler ile ilçe merkezleri arasında bir “geçiş formu” olarak hizmet veren belde belediyeleri, yerel demokrasinin en tabana yayıldığı birimlerdi. Ancak 2008 ve 2012 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle, nüfusu 2000’in altında kalan beldeler ile büyükşehir sınırları içindeki tüm belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. Bu süreçte binlerce belde, mahalle statüsüne geçirilerek bağlı bulundukları ilçe merkezlerine dahil edilmiştir (1). Bu durum, “kentleşmiş kırsal” olarak tanımlayabileceğimiz bu bölgelerde ciddi bir hizmet erişimi ve temsil sorunu yaratmıştır.
Belde belediyelerinin kapatılması, yerel hizmetlerin merkezileşmesine neden olmuştur. Eskiden kendi bütçesi, iş makinesi ve personeli olan beldeler; bugün en basit imar, temizlik veya bakım işleri için kilometrelerce uzaktaki ilçe merkezinden onay ve hizmet beklemek durumundadır (2). Bu hiyerarşik uzama, yerel sorunların çözüm hızını düşürürken, belde kimliğini kaybeden yerleşimlerin sosyal ve ekonomik canlılığını da zayıflatmıştır.
Bu yönetimsel tıkanıklığı aşmak için daha önceki makalelerimizde sunduğumuz yeni tanımlar hayati bir çözüm sunmaktadır. Büyükşehirlerde mahalleye dönüşen ve tarımsal niteliğini koruyan eski beldelerin “Kırsal Mahalle” statüsüyle esneklik kazanması; büyükşehir olmayan illerde ise nüfus yoğunluğu yüksek olan köylerin veya eski beldelerin “Kentsel Köy” olarak tanımlanması bir gereksinim oluşturmaktadır (3). Bu yeni kategorizasyon, beldelerin statü kaybıyla gelen hizmet aksaklıklarını giderecek ve onlara özel bir yönetim bütçesi tanımlanmasının önünü açacaktır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin yerleşim mimarisinde beldelerin “tek tip mahalle” yapısı içinde eritilmesi, rasyonel bir yönetim modeli değildir. Yerleşimlerin sadece nüfus büyüklüğüne göre değil, kentsel veya kırsal niteliklerine göre Kırsal Mahalle veya Kentsel Köy olarak yeniden sınıflandırılması, kamu hizmetlerinin hızını ve kalitesini artırmak için zorunluluk oluşturmaktadır (4). Yerel yönetim reformlarının geleceği, bu esnek ve gerçekçi tanımların resmiyet kazanmasında yatmaktadır.
Aydın Tiryaki Ankara, 12 Ocak 2026
Bu makalede yer alan tüm fikir, görüş ve öneriler yazara aittir. Metnin kaleme alınması sürecinde yazım asistanlığı ve bilgi derleme aşamalarında yapay zeka Gemini’dan yararlanılmıştır.
EKLER
Ek A: Kapatılan Belde Belediyesi Sayıları
- 2008 Düzenlemesi (5747 Sayılı Kanun): 862 Belde
- 2012 Düzenlemesi (6360 Sayılı Kanun): 1.582 Belde
- Toplam Kapatılan Belde Sayısı: ~2.444
Ek B: Beldelerin Mahalleleşmesi Sonrası Ortaya Çıkan Temel Sorunlar
- Hizmet Birimlerinin Uzaklaşması: İtfaiye, fen işleri ve zabıta gibi birimlerin ilçe merkezine taşınması.
- Karar Alma Mekanizması: Yerel meclislerin kapanmasıyla halkın yönetime katılımının azalması.
- Altyapı Yatırımları: Belediye bütçesinin ilçe merkezine odaklanması nedeniyle eski beldelerin ihmal edilmesi.
REFERANSLAR
(1) 6360 Sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması Hakkında Kanun. https://www.resmigazete.gov.tr
(2) Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Belde Belediyelerinin Dönüşümü ve Hizmet Sunumu Etki Analizi. https://www.tbb.gov.tr
(3) Tiryaki, A. (2026). Köyden Mahalleye: Sadece Bir İsim Değişikliği mi? (Serinin 5. Makalesi).
(4) T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Yerel Yönetim Reformu Strateji Belgeleri. https://www.icisleri.gov.tr
