Aydın Tiryaki

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKA (Makale 11)

Dünya’da ve Türkiye’de 2025

Aydın Tiryaki (31 Aralık 2025)
(Bilgi derleme ve yazım asistanı olarak Gemini AI kullanılmıştır)

Özet: 2025 yılı, yapay zekanın sadece “sohbet edilen” bir araç olmaktan çıkıp, otonom kararlar alan “dijital ajanlar” dönemine geçtiği yıl olmuştur. Bu makale; ChatGPT, Gemini, Claude ve Meta AI arasındaki pazar mücadelesini, 2024-2025 arası yaşanan teknolojik sıçramayı ve popüler performans testleri üzerinden modellerin gelişimini analiz etmektedir.

Giriş: 2025 – Yapay Zekanın “Olgunluk” Yılı

2024 yılı sonu itibarıyla dünya, üretken yapay zekanın şaşırtıcı yeteneklerini bir merak unsuru olarak izliyordu. Ancak 2025 yılı, bu merakın yerini tam bir “işlevselliğe” bıraktığı yıl oldu. 2025 sonu itibarıyla artık modeller sadece metin üretmiyor; karmaşık yazılımlar tasarlıyor, bilimsel araştırmalara öncülük ediyor ve fiziksel dünyada robotik sistemleri yöneten birer “beyin” olarak görev yapıyor.

1. Devlerin Savaşı: Pazar Payı ve Rekabetin Yeni Yüzü

2025 yılı sonu itibarıyla küresel yapay zeka pazarındaki güç dengeleri dört ana aktör etrafında şekillenmiştir:

  • OpenAI (ChatGPT): 2024 sonunda tartışmasız lider olan OpenAI, 2025 yılında “o1” ve “GPT-5” serisiyle “akıl yürütme” (reasoning) alanında pazarın yaklaşık %40’ını elinde tutmaktadır. Özellikle karmaşık problem çözme yeteneğiyle profesyonel dünyada hala ilk tercihtir.
  • Google (Gemini): 2025 yılı Google için gerçek bir geri dönüş yılı olmuştur. Gemini 2.0 serisiyle ekosistem entegrasyonunu tamamlayan Google, Android ve Workspace avantajını kullanarak pazar payını %25 seviyelerine çıkarmıştır.
  • Anthropic (Claude): “Güvenli ve insani değerlerle uyumlu AI” mottosuyla öne çıkan Claude, özellikle kod yazımı ve derin edebi analiz yetenekleriyle niş bir pazardan ana akıma geçerek %15’lik bir paya ulaşmıştır.
  • Meta (Llama): “Açık kaynak” modelini savunan Meta, Llama 4 serisiyle ticari modellerin performansını yakalamış; dünya genelindeki geliştiricilerin ve KOBİ’lerin tercihi olarak ekosistemin %20’sini kontrol eder hale gelmiştir.

2. 2024 Sonundan 2025 Sonuna: Teknolojik Sıçrama

2024 yılı sonunda yapay zeka modelleri genellikle sadece metin ve görsel üretimi üzerine odaklanmıştı. Ancak 2025 yılı sonunda bu durum kökten değişti. 2024’te modeller bir soruyu düşünmeden, istatistiksel olarak en yakın kelimeyi seçerek cevaplarken; 2025 modelleri artık “muhakeme” süreci işleterek, yani kendi içinde düşünerek ve alternatifleri eleyerek yanıt vermeye başlamıştır.

Ayrıca, 2024 sonunda “bağlam penceresi” (modellerin bir seferde okuyabildiği veri miktarı) sınırlıyken, 2025 sonunda Gemini gibi modeller milyonlarca satırlık veriyi veya saatlerce süren videoları bir kerede analiz edebilecek “sınırsız hafıza” kapasitesine ulaşmıştır. En büyük değişim ise modellerin işletim sistemlerine entegre olmasıdır; artık AI bir uygulama değil, bilgisayarın ve telefonun ta kendisidir.

3. Gemini’nin Evrimi: Google’ın Ekosistem Gücü

Gemini, 2024 sonunda çok modlu (multimodal) yetenekleriyle dikkat çekse de, 2025 sonunda Google ekosisteminin sinir sistemi haline gelmiştir.

  • Otonom İş Ortağı: Gemini artık sadece sorulara cevap vermiyor; Drive, Haritalar ve Workspace üzerindeki tüm verileri analiz ederek kullanıcının adına randevuları planlayan, uçak biletlerini alan ve projeleri yöneten bir “dijital asistan” haline gelmiştir.
  • Duyusal Etkileşim: 2025 sonunda Gemini, canlı görüntüleri milisaniyeler içinde analiz edip üzerine yorum yapabilen, hatta kullanıcının ses tonundaki duyguyu anlayıp ona göre empati kurabilen bir seviyeye ulaşmıştır.

4. Performans Testleri (Benchmarks): İnsan Uzmanlığına Doğru

Popüler AI testlerinde (MMLU gibi çok kanallı dil anlama testleri) 2024 sonunda %85-88 bandında olan puanlar, 2025 sonunda %96-98 seviyelerine ulaşmıştır. Bu durum, yapay zekanın tıp, hukuk ve mühendislik gibi alanlardaki akademik sorularda “insan uzmanlık seviyesini” yakaladığını göstermektedir. Özellikle kod yazma testlerinde 2025 modelleri, hatasız kod üretme oranını %90’ın üzerine taşıyarak yazılım dünyasında yeni bir standart belirlemiştir.

Sonuç

2025 yılı, yapay zekanın “geleceğin teknolojisi” olmaktan çıkıp, bugünün en temel ekonomik gücü haline geldiği yıldır. Türkiye için bu yarışta yer almak; OpenAI, Google, Meta ve Anthropic arasındaki bu büyük rekabeti sadece izlemek değil, bu teknolojiyi yerel değerlerle harmanlayıp üretim süreçlerine dahil etmek anlamına gelmektedir. 2026’ya girerken bu “dörtlü yarış”, insanlık tarihinin en hızlı teknolojik devrimini daha da hızlandıracaktır.

EK: DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN STRATEJİK VE TOPLUMSAL BOYUTLARININ MUHASEBESİ

Bu makalede ele alınan teknolojik sıçrama ve devler arasındaki rekabet, 2025 yılının sadece bir yazılım yarışı değil, aynı zamanda bir “zihin ve veri egemenliği” yılı olduğunu kanıtlamıştır. Ancak bu dijital devrimin parıltılı yüzünün ötesindeki bazı stratejik ve toplumsal gerçekleri şu şekilde not etmek gerekir:

1. Küresel Teknoloji Tekeli ve Dijital Bağımlılık Riski 2025 yılında yapay zeka pazarının dört büyük dev arasında bölüşülmesi, gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir “dijital bağımlılık” riski doğurmuştur. Bilginin ve algoritmik gücün sadece birkaç merkezde toplanması, küresel ölçekte fırsat eşitliğini zayıflatmaktadır. Bu süreçte asıl gereksinim, sadece bu teknolojileri kullanmak değil, ulusal veriyi ve kültürel sermayeyi koruyacak bağımsız yapılar inşa etmektir.

2. Türkiye: Yazılımın Ötesinde Bir Ulusal Strateji Gereksinimi Türkiye için yapay zeka yarışı, sadece hazır modellerin iş süreçlerine entegre edilmesi olarak görülmemelidir. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin önündeki en büyük sınav, bu teknolojiyi üretecek veya özgünleştirecek nitelikli insan kaynağını korumaktır. Teknolojik bağımsızlık için ulusal bir yapay zeka stratejisinin liyakatli kadrolar eliyle yürütülmesi, ekonomik egemenliğin temel şartıdır.

3. Otomasyon, İşsizlik ve Çalışma Saatlerinin Radikal Dönüşümü 2025 yılı, yapay zeka ve otomasyondaki gelişmelerin insana duyulan gereksinimi dramatik biçimde azalttığını ve bunun ciddi bir istihdam krizine yol açtığını kanıtlamıştır. Bu krizin aşılması için çalışma saatlerinin göstermelik değil, gerçek anlamda ve radikal bir şekilde azaltılması; işsizler için yeni alanlar yaratılması adına artık bir tercih değil, zorunluluktur. Mevcut iş yükünün daha geniş kitleler arasında adilce paylaştırılması, toplumsal istikrarın korunması için en temel gereksinim haline gelmiştir.

4. Akademik Normlar ve Etik Denetim Liyakati Yapay zekanın otonom kararlar aldığı bir dönemde, bu algoritmaların hangi akademik normlara göre denetleneceği hayati bir sorudur. Akademik liyakatin zayıfladığı bir ortamda, yapay zekanın yaratacağı manipülasyon riskleri artmaktadır. Üniversitelerin bu alanda sadece “teknoloji tüketicisi” değil, “etik ve bilimsel denetleyici” olarak konumlanması, liyakat esaslı bir bilim politikası için esastır.


Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışmadaki tüm gözlem, fikir ve çözüm önerileri bizzat yazara aittir. Yapay zeka ise tamamen yazarın soruları, talepleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda ilgili konuların araştırılması ve derlenmesinde bir bilgi kaynağı olarak kullanılmış; ayrıca metnin oluşturulması sürecinde yazım asistanlığı desteği sağlamıştır.

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara