Dünya’da ve Türkiye’de 2025
Aydın Tiryaki (31 Aralık 2025)
(Bilgi derleme ve yazım asistanı olarak Gemini AI kullanılmıştır)
Özet: 2025 yılı, bilimsel araştırmaların yapay zeka tarafından hızlandırıldığı “otonom keşifler” dönemi olarak tarihe geçmiştir. Bu makale, Küresel İnovasyon Endeksi (GII) verileri ışığında dünya liderlerini, Türkiye’nin akademik yayın sayısındaki dünya 18.’liğini ve üniversiteler arasındaki derin nitelik farkı ile sistemdeki yapısal sorunları analiz etmektedir.
Giriş: Bilgi Ekonomisinin Yeni Motoru
2025 yılı, bilimin sadece laboratuvarlarda değil, algoritmaların rehberliğinde şekillendiği bir dönemi temsil etmektedir. Kuantum bilgisayarlar, ileri malzeme bilimi ve biyoteknolojideki sıçramalar, ülkelerin ekonomik refahını doğrudan belirleyen temel unsurlar haline gelmiştir. Ancak 2025, inovasyonun sadece bir “sayı” değil, “sürdürülebilir bir kalite” olarak sorgulandığı bir yıl olmuştur.
1. Küresel İnovasyon Endeksi (GII) 2025 Liderleri
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından açıklanan 2025 verilerine göre, inovasyonun zirvesinde geleneksel güçler yerini korumaktadır:
- Zirvedeki Üçlü: İsviçre, inovasyon ekosistemindeki istikrarıyla üst üste 15. kez dünya lideri olurken; onu İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri takip etmiştir.
- Asya’nın Yükselişi: Güney Kore ve Çin, özellikle patent başvuruları ve yüksek teknoloji ihracatında 2025 yılında Avrupa’nın pek çok devini geride bırakmıştır.
2. Türkiye’nin İnovasyon Karnesi: 35. Sıra ve Patent Gücü
Türkiye, 2025 yılında inovasyon kapasitesini artırarak Küresel İnovasyon Endeksi’nde 35. sıraya kadar yükselmiştir. Ancak bu yükseliş, daha çok savunma sanayii ve belirli odak noktalarındaki yoğunlaşmadan kaynaklanmaktadır. İnovasyonun sivil sanayiye ve genel toplumsal refaha yayılımı, beklenen çarpan etkisini henüz yaratmamıştır.
3. Akademik Performans: Yayın Sayısında Dünya 18.’liği
Türkiye, bilimsel üretim kapasitesi açısından 2025 yılında uluslararası literatürde önemli bir yer tutmaktadır:
- Yayın Hacmi: Türkiye, yıllık bilimsel makale üretiminde dünyada 18. sırada yer almaktadır.
- Nitelik ve Atıf Sorunu: Sayısal bazdaki bu başarıya rağmen, makalelerin bilim dünyasındaki gerçek etkisi (h-indeksi) açısından Türkiye hala ilk 30’un dışındadır. Bu durum, “nicelik odaklı” yayın sisteminin gerçek bilimsel ilerlemenin önüne geçtiğini göstermektedir.
4. Üniversitelerdeki Kalite Uçurumu: Tartışılan Kurumlar
2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki yükseköğretim sisteminin en büyük sorunu, üniversiteler arasındaki derin nitelik uçurumudur.
- Seçkin Kurumlar vs. Diğerleri: ODTÜ, İTÜ, Koç ve Bilkent gibi sınırlı sayıda kurum dünya standartlarında üretim yaparken; sayısı 200’ü aşan üniversitelerin büyük bir çoğunluğu küresel ortalamaların çok altında kalmıştır.
- Dijital Çağda Altyapı ve Nitelik: Günümüzde kütüphanelerin fiziksel varlığından ziyade dijital veri tabanlarına erişim ve bu bilgiyi ürüne dönüştürecek laboratuvar altyapısı kritik önemdedir. Ancak Anadolu’daki pek çok üniversite, hem bu dijital kaynakları verimli kullanacak bütçeden hem de nitelikli akademik kadrodan yoksundur. Bilim üretmeyen, sadece işsizliği erteleyen ve düşük standartlı diploma sunan bu kurumların varlığı 2025 yılının en ciddi akademik tartışması haline gelmiştir.
Sonuç
2025 verileri, Türkiye’nin bilimde bir “nicelik eşiği”ne ulaştığını ancak “niteliksel” bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu kanıtlamaktadır. 2026 yılı için temel vizyon; akademik standartları karşılamayan kurumların rehabilite edilmesi ve kaynakların gerçek katma değer yaratan inovasyon odaklarına yönlendirilmesi olmalıdır.
EK: BİLİMSEL ÜRETİMDE NİTELİK VE İNOVASYONUN KÜRESEL SİYASETİ
Bu makalede ele alınan patent sayıları ve teknolojik gelişmeler, 2025 yılında bilimin sadece birer istatistik olmadığını, ulusal kalkınmanın ve küresel rekabetin en temel direği olduğunu göstermiştir. Ancak verilerin ötesinde, inovasyonun özünü etkileyen bazı kritik ve gayri resmi kırılmaları not etmek gerekir:
1. Küresel İnovasyon Tiyatrosu ve Teknoloji Hegemonyası 2025 yılında dünya genelinde inovasyon, büyük teknoloji devlerinin tekeli altına girme riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar gibi stratejik alanlarda üretilen bilginin sadece birkaç merkezde toplanması, gelişmekte olan ülkeler için yeni bir “teknolojik bağımlılık” dönemi başlatmıştır. Küresel ölçekte inovasyonun bir “tiyatroya” dönüşmemesi için asıl gereksinim, bilginin demokratikleşmesi ve açık bilim standartlarının korunmasıdır.
2. Türkiye: Nicelikten Niteliğe Geçiş Sınavı Türkiye özelinde patent başvurularındaki sayısal artış umut verici olsa da, bu buluşların sanayiye entegrasyonu ve ticari katma değere dönüşme oranı 2025’in en büyük tartışma konusu olmuştur. Ulusal bilim politikalarının sadece “sayı” odaklı olması, gerçek anlamda çığır açıcı buluşların önündeki en büyük engeldir. Bilimsel üretkenlik, sadece yayın sayısı ile değil, toplumsal sorunlara getirilen çözümlerle ölçülmelidir.
3. Akademik Liyakat ve Bilimsel Özgürlük Bilimsel inovasyonun itici gücü olan üniversitelerin 2025 yılındaki durumu, bir liyakat krizini işaret etmektedir. Akademik normların zayıfladığı, liyakatin yerini ideolojik veya siyasi yakınlıkların aldığı bir ekosistemde özgün bir bilimsel üretimden söz etmek mümkün değildir. Bilim insanlarının üzerindeki idari baskıların artması, en nitelikli beyinlerin ulusal sınırların dışına çıkmasına neden olan temel itici güçtür.
4. Yeşil Dönüşüm ve Teknoloji Gereksinimi Gerek dünyada gerekse Türkiye’de 2025 yılının en acil inovasyon gereksinimi, iklim kriziyle mücadele edecek yeşil teknolojiler olmuştur. Ancak bu alandaki AR-GE çalışmalarının finansal ranta kurban edilmesi, gerçekçi ve sürdürülebilir çözümlerin gecikmesine yol açmıştır. Türkiye’nin bu alanda ulusal bir teknoloji hamlesi yapabilmesi, liyakatli kadroların bu sürece liderlik etmesiyle mümkündür.
Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışmadaki tüm gözlem, fikir ve çözüm önerileri bizzat yazara aittir. Yapay zeka ise tamamen yazarın soruları, talepleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda ilgili konuların araştırılması ve derlenmesinde bir bilgi kaynağı olarak kullanılmış; ayrıca metnin oluşturulması sürecinde yazım asistanlığı desteği sağlamıştır.
