Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Ocak 2011)

Seksenli yıllarda bir Cumartesi sabahı bölümden asistan arkadaşlarla Yalıncak Köyü’ne piknik yapmaya gittik. Sabah saatlerinde sınav gözcüsü olan arkadaşlar öğleyin bize katıldılar. Öğleden sonra gözcülük görevi olan bir arkadaşımla bölüme doğru yürürken, o zamanlar toprak olan yolun ortasına uzanmış büyük bir köpek bizi görünce ayağa kalktı. Yürüdüğümüz arkadaş köpekten çok korktuğu için “Ben köpeği oyalarken sen uzaklaş” dedim ve eğilip köpeğin başını okşadım. Köpek bu sevgi gösterisine karşılık verdi ve iki ayağını omuzlarıma koyduğunda boyunun benden yüksek olduğunu farkettim. Yolun alt tarafında bir arabadan yabancı olduklarını anladığım sahipleri kötü bir Türkçeyle korkmamamızı söylüyorlardı. Köpeklerden korkmasam da bu kadar yakın olmaya da alışkın değildim. Sahibinin çağırmasıyla koşarak uzaklaştığında rahatladım.
ODTÜ’de Pastane çevresinde kedilerin egemenliği vardır. Alle çevresinde ise kediden çok köpekler görünür. Kedilerin ancak köpeklerin ortalıkta olmadıkları zamanlarda görünme şansı vardır. Onlardan biri yaklaştığında ağaçlara hızla tırmanan kedileri görürüz.
Çimlerin üzerinde hemen yanlarında oturan öğrencilere aldırmadan serin günlerde en güzel güneşli yerleri yazın sıcağında ise en güzel gölgeleri seçip uzanırlar. Kapının önündeki bir paspasa yatmış, yanından geçenlere hiç aldırmadan uyumaları onların insana olan güveni ve sevgisinin sonucudur.
Yaz aylarının sakin günlerinde, Matematik Bölümünün önündeki çimlerde yavrularıyla oynayan annenin yaramazlarla başetmek için nasıl çabaladığını görebilirsiniz.
Sabahın erken saatinde, gece yağmış karın üzerinde ilk ayak izlerini yapmak umuduyla çıktığınız yürüyüşte gördüğünüz küçük ayak izleri kampusun dört ayaklı dostlarınındır.
Rektörlük binasından Vişnelik’e doğru bakarken ağaçsız bir bölge görünür ve fotoğraflarda hep vardır. Birgün, oraya gidip fotoğraf çektiğimiz pencereyi fotoğraflamak istedik. Aniden karşımızda havlayarak beliren köpeği gördüğümüzde kendimizi koruyacak tek şey elimizdeki fotoğraf makinasıydı. Makinayı atıp kaçacakken bekçi yetişti ve hem bizi hem de fotoğraf makinasını kurtardı.
Genellikle ODTÜlülerle dost olsalar da özellikle kış aylarında gruplaşıp çeteler olarak dolaşmaya başladıklarında kimi zaman insanları korkuttuklarını duyuyoruz. 2008 Haziranında ODTÜLÜLER’de “ODTÜlü Kediler” yazısını yayımladıktan sonra köpekleri ne zaman yazacağım soruldukça yazmaya niyetlenmiş ancak köpeklerle ilgili nahoş olayları duyunca vazgeçmiştim. Kimi günler kimimizi korkutsalar da, onlar ODTÜ Kampusunda vazgeçilmez dostlarımızdandır.


















Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (ChE’81)


2025 NOTU
Yöntem ve Araçlar Üzerine Bir Not: Bu çalışma bütünüyle yazar tarafından kaleme alınmış olup; hazırlık, araştırma ve yazım aşamalarının hiçbirinde yapay zeka desteğine başvurulmamıştır.
