Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Ekim 2009)

Seksenli yıllarda Kimya Mühendisliği Bölümü Fiziko Laboratuvarındaki odamın penceresinin altında eğri büğrü bir ağaç vardı, bir söğüt ağacı… Bahar geldiğinde yemyeşil açar, gölgesiyle odayı karartır, güz gelip yaprakları döküldüğünde zayıf, çaresiz görünür, kış günlerinde o incecik dalların tuttuğu karların çokluğuyla şaşırtırdı. Birgün penceremdeki boşluğu görüp ağacımı kestiklerini farkettiğimde ilk tepkim “eğri büğrü olduğu için kestiler” sözleriyle olmuştu. Sorduğumda, ağacın kökleri binanın duvarını zorlamaya başladığı için kesildiğini öğrenmiştim. Ertesi bahar geldiğinde ağacın kesildiği yerde yüzlerde ışkın vardı ve artık hiçbiri eğri büğrü değildi. Büyüdükçe onları da kestiler ve artık orada bir ağaç kalmadı.
Birkaç yıl önce allede Bilgisayar Mühendisliğinin hemen yanındaki ulu kavak ağaçlarından birine dayanmış fotoğraf çekerken ağacın dibinden çürümeye başladığını görünce haber verdim. Kısa bir süre sonra bir alle yürüyüşünde oradaki kavak ağaçlarının kesildiğini oradaki büyük boşluktan anladım. Kesilen ağaçların son izlerini yerde sıra sıra dizili görünce bir ağaç mezarlığındaymışım gibi düşünüp kendimi suçlu hissettim.
Alle boyunca yürürken ıhlamur ve iğde ağaçlarının gitgide azaldığını gördükçe, gün gelip bu yolda ıhlamursuz ve iğdesiz yürüneceği düşüncesi içimden bir şeyleri alıp götürüyor.
Geçen yıl saksağanları anlattığım yazımı ODTÜLÜLER dergisine gönderdiğim akşamın sabahında motorlu testerelerin sesini duyup pencereye koştuğumda kesildiğini gördüğüm ağaçlar saksağanların akşam seremonisini yaparken dallarına kondukları ağaçlardı. Kuruyan dallarının rüzgarda düşmesi ve oradan geçenler için tehlike oluşturması nedeniyle kesmek zorunda kalmışlardı. Ağaçların kesilişini izlerken içim burkuldu gün boyu…
Kesilen ağaçların izlerini sağda solda görüyorum, gördüklerimin fotoğraflarını çekiyorum. Kiminde düzgün bir daire, kiminde daireye yakın bir şekil… Kimisinde çatlaklar, çürükler var, kimisi oldukça sağlam görünüyor… İçiçe halkalar var, her biri yaşanmış baharların, yağan karların çizgileri. Her çizgide, ağacın gölgesinde yıllardır konuşulanların, konuşulmayanların, ayak seslerinin, şarkıların, marşların, sloganların izleri gizli… Her çizgide bir başka ODTÜ var, bir başka ODTÜlü var…
Fotoğraf notları ve fotoğraf altları:

2.jpg:



Fotoğraflar (2004-2009): Aydın Tiryaki (ChE’81)


