Aydın Tiryaki

BU KÖŞE GÜZ KÖŞESİ

Aydın Tiryaki (ChE’81)

ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Mayıs 2008)

Söylemek zor olduğu için tekerleme deriz. “Bu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi” diye başlayan tekerleme ise söylenmesi en kolaylarından biridir.  Söylerken hep dört köşe vardır çevremizde ama diğer köşeleri, bahar köşesini ve güz köşesini unuturuz.

Sonbahar yeşil başlar, sonraki günlerde sarıdır, turuncudur, kırmızıdır, mordur. Havalar soğudukça koyulaşır renkler ve siyaha çalar biterken. Bir sabah uyandığımızda beyaz bir örtü gelir ve güz köşesi yerini kış köşesine bırakır.

MM ile M25 amfisi arasındaki dar geçitten mühendisliklere doğru yürüyünce karşıda Mustafa Parlar Anıtı vardır. Bilgisayar’ın altından geçince alleyi ikiye bölen ulu ancak dayanıksız ağaçların artık olmadığını görürüz. Ömürlerini tamamlayıp diplerinden çürümeye başladıkları için geçen yıl hepsi kesilince, çürüdüğünü haber verdiğim için içim sızlamıştı. Solda İnşaat’ın, sağda Elektrik’in binalarının her geçen yıl biraz daha ağaçların arkasında saklandığını görmek bir yandan yılların ne kadar hızla geçtiğinin hüznünü yaşatır öte yandan doğanın sevincini.

Geniş merdivenlerden çıkıp sağdaki eski Metalurji -yeni Merkezi Laboratuvar- binasını geçince alleyi ikiye bölen ağaçlara baktığımda “işte ODTÜ’nün güz köşesi burası” demiştim yıllar önce. Ağaçları saran sarmaşıklar yeşilken sardıkları ağaçlarla bütünleşmişlerdir, farkedilmezler. Ekim ayı gelip, güz renklerine dönüşmeye başladıklarında, sardıkları ağaçları oraların en güzel ve en özel ağaçları yaparlar.

Sonbaharın hüznü, dalları bırakıp düşen, sarı bir halı olup yerleri kaplayan yapraklarda görünür ve bir sızı olur içimizde. Kurumuş yaprakların üzerine bastığımızda duyduğumuz hışırtılar, dallardaki kuşların sesleriyle karışıp bir güz şarkısı olur. Allenin güzel şarkısıdır bu, ders saatlerindeki yalnız ve sessiz zamanlarda yürüyenlerin dinlediği.

Sarmaşıklardaki kırmızının renklerini ve yerlerdeki sarının renklerini geride bırakıp Kimya Mühendisliği’ne doğru yürüyünce benzer renklerde başka sarmaşıklar çıkar karşımıza. Beton veya çıplak tuğla duvarların üzerinde, iplere tutunmuş sarmaşıkların, sardıkları binaları ne çok güzelleştirdiklerini görürüz.

Her yıl, bir sonbahar sabahı Atatürk’ü anmak için, Üçlü Amfi’nin karşısındaki Atatürk anıtı önünde toplanırız. O günler yaprakların dalları terkettikleri, çimlerin üzerini kapladıkları günlerdir. Törenden bir gün önce, çimlerin üzerindeki güzelim yapraklar süpürülür, yapraklar inatla iner dallardan, onlar da süpürülür. Oysa sarı yapraklar daha güzeldir ve daha anlamlıdır o gün.

Sonbaharın son günlerinde kafeterya ile rektörlük arasındaki dokuz sarı borudan oluşan anıtın üzerindeki plakete iliştirilmiş birkaç çiçek görürüz. 2 Aralık günü tazedir çiçekler, sonraki günlerde solarlar, çünkü mevsim sonbahardır.

ODTÜ’nün güz köşesi renklerin en güzellerini ve hüzünlerin en anlamlılarını biriktirmiştir. ODTÜ’nün güz köşesi kampusun her yerindedir.

Fotoğraflar (2001-2005): Aydın Tiryaki (ChE’81)

2025 NOTU

ODTÜ’de mevsimleri başka ortamlarda da paylaştım.  ODTÜ’DE 4 MEVSİM videoları hazırladım. Bu mevsimler arasında elbette ODTÜ’de Güz de var.

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara