ODTÜ yollarının yanlarındaki ağaçlar.
Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Kasım 2006)

Bugünlerde yeşil yaprakları kırmızı, kahverengi, sarı renklerin her tonuna dönüyor. İlkbahardaki o heybetli görünümleri daha bir mütevazı olmaya başladı. At kestaneleri ODTÜ’de yaşam alanını paylaştığımız ağaçlar, ODTÜ Kampusunun yollarının ağaçlarıdır. Güzel yaprakları, çiçekleri vardır ama hiç kimse bu ağaçlar için şiirler yazmaz, hatta hiçbir şey yazmaz.
A1 kapısından Hazırlık binasına kadar beton yürüyüş yolunun iki tarafındaki at kestaneleri güneşli günlerin gölgesi, yağmurlu günlerin şemsiyesidir, o yolu yürüyen öğrencilerin. O yol güzel ODTÜ kampusunun güzelliklerinden biridir, alle gibi. Alle nasıl yürüyenleri arabalardan soyutluyorsa bu yol da elinden geldiğinde uzaklaştırıyor. Araba yoluyla yaya yolu arasına bir boşluk koymanın ve ağaçlar dikmenin insana saygının göstergesi olduğunu düşündüm o yolu her yürüdüğümde.
At kestaneleri baharla beraber uyanır, önce yeşil yapraklar, sonra ağacı gelin gibi süsleyen kocaman çiçekler, dış kabuğundaki uzun dikenleriyle “bana dokunma” diyen ve yaz sonunda birer birer yere dökülürken korkutan koyu kahverengi meyveleri ile kampus yaşamının ayrılmaz parçalarındandır.
ODTÜ Ağaçlandırma’dan Orman Mühendisi Fatih Kalata ile konuştum. ODTÜ’de kaç at kestanesi ağacı olduğunu sorduğumda yaklaşık bir sayı beklerken gelen yanıt çok net bir sayıydı: 2187 at kestanesi ağacı olduğunu söyledi. Bir ay önce saymışlar. Bazı ağaçlarda mürekkep hastalığı olduğu için bir koruma çalışması yapıyorlarmış. Şu anda 254 ağaçta hastalık olduğunu 25 ağacın da kuruduğunu öğrendim. Penceremden baktığımda rektörlük binasının önünde iki ağacın eksik olduğunu ve bir ağacın da kurumaya yüz tuttuğunu görüyorum. Kalata, mürekkep hastalığından kesilen bir ağacın yerinde on yıl boyunca yeni bir fidanın tutmasının zor olduğunu anlattı. Gördüğüm o iki boşluktan birinde geçen yıl dikilen fidanın yaprakları olması bir umut ışığı oldu.
ODTÜ allesinin ağacı ıhlamur ve iğdeler, ODTÜ yollarının ağaçları ise at kestaneleri…





Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (ChE81)
At kestanesi, Sapindaceae familyasından Aesculus cinsinden ağaç ya da çalı formundaki kışın yapraklarını döken ağaçlardır. Yapraklar uzun saplı ışınsal tüysü 5-9 yaprakçıklı olup el görünüşünde kenarları dişli ya da düzdür. Sapı uzundur. Dizilişi karşılıklı; kenarları düz veya dişlidir. Çiçekleri bir evcikli ya da erdişidir. Bileşik salkım kuruluşundadır. Dik duran uzun bir eksen etrafında toplanmıştır. Meyve üzeri dikenli veya düz büyük bir kapsüldür. Üretimi tohum ve çelikle olur. (Kaynak: Wikipedia)


