Aydın Tiryaki

ODTÜ’DE SU SESİNİN BAŞLADIĞI YER: REKTÖRLÜKTEKİ HAVUZ

Mimar Behruz Çinici alle boyunca su sesinin hiç kesilmemesi için bu havuzları yaptığını anlatmıştı.

Aydın Tiryaki (ChE’81)

ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Aralık 2006)

Kütüphane ile Rektörlük binası arasındaki yoldan yürürken rektörlüğün köşesinde küçük bir havuz göreceksiniz. İki bölümden oluşan havuzun üst taraftaki haznesinden aşağıya sürekli su akar. ODTÜ’deki su seslerinin ilk noktasıdır burası. Allede yürüdükçe kütüphanedeki ve mimarlıktaki havuzların sesleri bu sese eklenir. Hele bir de sonbaharsa, hafif bir rüzgar esiyorsa, kurumuş yapraklar dallarda hışırdıyorsa, kimileri havada uçuşuyorsa ve ayakların altında son ve en güzel seslerini çıkartıyorlarsa ne güzeldir yürümek o yollarda.

Rüzgarlı havalarda yapraklar ve çiçekler uçarlar ve suyun üzerine konarlar. Sabah güneşin ilk ışıkları havuzun üzerine geldiğinde bu yapraklar ve çiçekler ışıkla birlikte suyun üzerinde güzel tablolar oluştururlar. Bu tablolar gün boyunca değişir. Havuzun kenarında suya eğilip, suyun üzerinde aheste dolaşan çiçeklerin ve yaprakların fotoğraflarını çekerken oradan geçenler merakla ne yaptığıma bakarlar. O güzel fotoğrafları görenler, suyun üzerindeki herşeyi rüzgarın taşıdığını düşünsünler ama birisinin ağaçlardan birkaç yaprak kopartıp havuzun sularına ulaşmasına yardım etmesi ve çiçekleri de gizlice havuza atması olasılıklarını da gözardı etmesinler. Çiçekleri ve yaprakları itiraf ediyorum ancak suyun içindeki at kestanelerinin hiçbirini benim atmadığımı, yalnızca fotoğraflarını çektiğimi bilsinler.

Bir sabah rektörlükteki havuzun yanındayken Rektör Ural Akbulut’la karşılaştık. ODTÜ’deki havuzları konuştuk. Ural Hoca, su sesinin insanın içini rahatlattığını, su olmayan yerler için bu sesin ne kadar değerli olduğunu, bunun değerini bilmek için suyun sesini duymak gerektiğini, bu nedenle eskiden akmayan havuzların sularının akmasını sağlamaya çalıştığını anlattı. Suları akmayan havuzlar olduğu için üzgündü.

Üniversitedeki diğer havuzları dolaştım. Kütüphane’nin önündeki havuzda su vardı. Aynalı duvarlarında güzel yansımalar oluyordu. Mimarlığın önündeki havuzu şimdiye kadar hiç kuru görmemiştim, duvarlarındaki yosunlar ve içinde yaşayan balıklar bunun kanıtıydı. MM’in önündeki havuz artık yoktu, birkaç yıl önce içine toprak doldurulup ağaçlar ve çiçekler ekilmişti. Pastane ve kitaplık arasındaki havuz da herzaman olduğu gibi kuruydu. Kültür ve Kongre Merkezinin havuzunda su varsa içeride bir aktivite olduğunu artık biliyoruz. Bilgilendirici sular akıyordu bu havuzun fıskiyelerinden. Stadyumun önündeki Gençlik Anıtının havuzunda da oralar canlı olduğu zamanlarda sular akar. İkinci dönemin bittiği günlerde İdari’nin önündeki havuzda su varsa orada bir tehlike var demektir, atıverirler sizi suyun içine. Yanından yürürken içi boştu, korkmadan geçtim oradan.

Mimar Behruz Çinici alle boyunca su sesinin hiç kesilmemesi için bu havuzları yaptığını anlatmıştı. Tüm havuzların sularının akacağına ve allede su sesi hiç kesilmeden bir yürüyüş yapabileceğimize inanıyorum.

Fotoğraflar (2006): Aydın Tiryaki

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara