Mimarlık binasının alt katında arka cepheye bakan ahşaptan yapılmış bir kapı…
Aydın Tiryaki (ChE’81)

ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Mart 2006)

2001 ve 2002 yıllarında ODTÜ’nün eski yıllarını anlattığım “Taşların Dili Olsa” sunumunu mezunlarımız izlediklerinde en güzel tepkileri iki görüntüye vermişlerdi. Bunlardan biri o kırmızı otobüsün yani et arabasının göründüğü fotoğraf, diğeri de Mimarlıktaki han kapısının fotoğrafı. Yıllar sonra ODTÜ’ye gelen eski mezunlarımızın belleklerinde yer ettiğinin bir göstergesiydi, bu tepki.
Mimarlık binasının alt katında arka cepheye bakan ahşaptan yapılmış bir kapı… Mimar Behruz Çinici ile bu kapı hakkında konuştuğumuzda iki ayrı ad telaffuz etmişti. “Han Kapısı” ve “Osmanlı Kapısı”. Binanın projesinde bu kapının olmadığını, bina yapımı sürerken binanın sağır cephesinden batıya açılan, öğrencilerin kullanabilecekleri bir kapı düşündüğünü anlatmıştı. Binanın mimarisiyle kontrast oluşturacak kapı böylece eklenmiş, iyiki de eklenmiş.
Kapı iki kanatlı, dışarıdan bakıldığında sol kanatın içinde bir de yavru kapı bulunuyor. Han kapısı hiç açılmıyor ama yavru kapının trafiğinin yoğun olduğunu görüyorum, fotoğrafını çekmek için gittiğim günlerde. Kapının içinde iki, dışında bir yuvarlak kulp ve birer kapı kolu bulunuyor… Büyüklükleri kapının haşmetiyle doğru orantılı…
Uzun zamandır süren soğuk havalarda kapının dışındaki ağacın üzerinde oluşan buz sarkıtların görüntüsü objektife takıldı, son fotoğrafları çekmeye gittiğimizde.
Henüz oraya yolunuz düşmemişse, Mimarlık binasına gittiğinizde en uçtaki merdivenlerden alt kata inin ve karşıya doğru bakıp Mimarlık binasına renk katan bu kapıyı görün.





Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (ChE81)-Serkan Alkan (PSY94)


