Mavisini ODTÜ Mavisi yapmış, bir dönemin efsane otobüsleri.
Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Ekim 2006)

17:45’de Rektörlüğün önündeki duraktan kalkan mavi otobüsler Eskişehir yolunda sıralanırdı. Yetmişli yıllardı, o zamanlar Söğütözü’ndeki köprü henüz yapılmamıştı. MTA’dan Emek Köprüsüne kadar az bir eğimle iner ve çıkardık. Yukarıdan baktığımızda sıra sıra mavi otobüsleri görürdük. Bizim otobüslerden başka arabalar nadiren görünürdü, şimdi o yoğun trafiğin olduğu o yolda. Kimi zaman orada tüm otobüsleri polis durdurup arardı, oysa aynı otobüsleri 15 dakika önce A1 kapısından çıkmadan jandarma aramış olurdu. Yetmişli yıllardı.
30 yıl önce Sıhhiye’de mavi otobüsleri aramıştım ODTÜ’ye gitmek için. Orası şimdiki Abdi İpekçi Parkının olduğu yerdi. Abdi İpekçi sağdı ve adı yalnızca gazetesinin sol alt köşesindeydi. Önce bir kalabalık görmüştüm ancak taşralı çekingenliğiyle soramamış ve onlarla beraber beklemiştim. Az sonra çok sayıda mavi otobüs dizilmişti önümüzde. ODTÜ’deki ilk hocalarımızın bu otobüslerin şoförleri olduğunu öğrenmiştim. O zamanlar sıra olmazdık otobüs duraklarında, herkes arkadaşının yanında beklerdi. Bazen bunun açıklaması gelirdi itirazlar olduğunda: “Nasıl olsa durakta hiç kimse kalmayacak, ne gerek var kuyruk olmaya” O yıllarda kuyruk kafeteryada olurdu ve kaynak yapardık.
Milli Kütüphane’nin olduğu yerde bir tepecik ve yolun kenarında bir benzinlik vardı. ODTÜ durağı benzinliğin önündeydi. Sabah otobüsler 8:05’de kalkardı, gün boyunca saatte bir geçerdi. 15:45 otobüsleriyle şehre ulaştığımızda Arı, Kızılırmak, Kavaklıdere, Akün, Çankaya sinemalarının matinelerine yetişirdik. Akşam sinema son seansları son ODTÜ otobüslerine yetişecek zamanda biterdi. ODTÜ şehir dışındaydı ve mavi otobüsler dışındaki tek ulaşım o yıllarda bile antika gibi duran dolmuşlardı.
Şimdi aynı otobüsler hala yollarda ama artık personel servisi olarak kullanılıyor, yalnızca ODTÜ’nün yürüyerek ulaşılmayacak kadar çok büyüyen kampusunda ring seferlerinde öğrencilerimiz binebiliyor. Sabahları saat 8’de Bahçelideki otobüs durağının arkasındaki parkta otobüsün gelmesini beklerken yaprakların arasından görebildiğim minicik bir mavi bile otobüsü tanımama yetiyor. O mavi başka hiçbir yerde yok, o ODTÜ mavisi. Otobüsler A1 kapısından geçerken orada bekleyen öğrencileri almadığı zamanlar otobüsün içinde utançtan saklanmak istiyorum.
O yılların ODTÜlülerinde hala eksilmeyen ODTÜlü ruhu alle, kafeterya, kuyruklar, kaynaklar, kantinler, yurtlar, pastane, mavi otobüsler, U3, Mimarlık amfisinin bir bileşimiydi. Altmışlı yıllarda ODTÜ’de olanlar için, “et arabası” dedikleri kırmızı otobüsler ne anlam ifade ediyorsa, yetmişler ve seksenlerin ODTÜlüleri için mavi otobüsler aynı duygular yaratır.



Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (2005-2006)


