ODTÜ Kampusunun merkezinde Üçlü Amfi binasındaki en büyük amfi.
Aydın Tiryaki (ChE’81)
ODTÜ’den Bir Köşe – ODTÜlüler Bülteni (Aralık 2005)

25 yıl önce U3’te ders aldığım günleri düşünüyorum. Yuluğ Hocanın tarih dersi. Dersi eğlenceli yapmak için fıkralar anlatıyor, bir başka gün büyük perdeye yansımış Ankaragücü maçının fotoğraflarını olduğu bir gazete sayfası. Ders başladıktan sonra bırakın derse geç girilmesinden, üst kapılardan bakılmasından bile hiç hoşlanmazdı. Bir keresinde kapıdan ikide bir bakan öğrenciyi yakalamak için pusuya yatıp ardından koştuğunda sınıfın kahkahaları amfinin tuğla duvarlarında çınlıyordu.
Üçlü Amfi Binası ODTÜ’nün merkezinde olunca ODTÜlü olup da yolu düşmeyen yoktur. Bu binadaki en büyük amfi U3’de birçoğumuz ders almıştır. Eski yıllarda herkesin Hist400 aldığı zamanlar, ders U3’de olurdu.
U3’ün yukarıdan iki taraftan girişi ve karatahtanın iki yanında iki kapısı vardır. Aşağıdaki kapıyla ilgili hoş bir öykü anlatılır. U3’deki tahtada tebeşir olmadığı için hoca ön sıradaki öğrenciyi diğer sınıftan alması için gönderir, öğrenci U3’ün diğer kapısından girip aynı hocaya tebeşir sorunca sınıfın ne hale geldiğini düşünün. Bu olay yaşanmış mıdır bilinmez ama U3’e her girdiğimde beni gülümsetir.
U3 gündüzleri ders yapılan bir sınıf, akşamları da ODTÜ’nün sineması. Sinemalarda yakın zamanda oynamış filmlerin yanısıra öğrencilerimizin sinemalarda vizyon şansı bulamayan filmleri de izleyebildikleri bir sinema salonu…
Binanın dışından bakıldığında tuğla ile örülmüş üç çıkıntı sanki yağmurlu havalarda sığınmak için boşluklar için yapılmış izlenimi veriyor.
1978 yılında Necdet Bulut öldürüldükten sonra amfinin adı hocamızın anısına Necdet Bulut Amfisi” olarak değiştirilmişti ancak 12 Eylül’ü izleyen yıllarda o tabela sessizce kaldırılmıştı. 2005 yılı içinde “Necdet Bulut Amfisi” tabelası yeniden asıldı.
Bu yazıyı hazırlamak için U3 etrafında dolaşırken bir ağacın dalına asılmış kuş evini gördüm. Bu güzel evi oraya asanlara sevgilerimi gönderiyorum.





Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (2005)


