Tek Apartman Bazında Kentsel Dönüşüm Sürecinin Sokak ve Cadde Yaşamına Yansımaları
Aydın Tiryaki (2025)
Kentsel Dönüşümün Gerekçeleri ve Uygulama Alanları
Şehirlerdeki binaların zamanla eskimesi ve artan deprem riskleri nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmaları yapılmaktadır. Bu dönüşüm, özellikle toplu halde yürütüldüğünde, yani bir bölgedeki çok sayıda binanın aynı anda yenilenmesi durumunda, o alan inşaat sahasına dönüşür. İnşaat süresince çevrede sürekli yaşam olmadığından, şehirde yaşayanların gündelik hayatı üzerinde dolaylı ve sınırlı etkiler görülür.
Ancak tek tek apartmanlar üzerinden gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmaları, özellikle o sokaklarda ve caddelerde yaşayanlar için günlük hayatı doğrudan zorlaştırıcı sonuçlar doğurabilmektedir.
Tek Apartmanda Kentsel Dönüşümün Aşamaları
- Binanın Tahliyesi ve Hazırlık:
Bir apartmanda yoğun taşınma hareketliliği başlar ve binanın kentsel dönüşüme gireceği anlaşılır. Ardından pencere çerçeveleri sökülür, çatıdaki kiremitler indirilir.
- Bina Çevresinin Bariyerlerle Kapatılması:
Çalışmalar tamamlandığında apartmanın çevresi, genellikle sökülmüş kapılardan oluşturulan bariyerlerle kapatılır. Bazı kurumsal inşaat şirketleri ise hem reklamlarını taşıyan hem de görsel açıdan daha düzenli bariyerler kullanır. Ancak yaygın olan yöntem, eski kapılarla alanı çevrelemektir.
- Yıkım ve Alanın Genişlemesi:
Apartman yıkım aşamasına geldiğinde, inşaat işgal alanı kaldırıma ve yolun bir bölümüne yayılır. Bu dönemde can güvenliği için bölge kapatılır.
- Yıkıntıların Kaldırılması ve Bekleyiş:
Yıkım sonrası, kimi zaman birkaç gün, kimi zaman haftalarca yıkıntı yerinde bekler. Değerli malzemelerin ayrılması için gürültülü iş makineleri kullanılır. Kaldırım ve yolun bir kısmı hâlâ kapalı kalır; kaldırım zarar görür, yağmurlu havalarda çamur birikir ve yaşam zorlaşır.
- Kamyon Trafiği ve Uzun Süreli Bekleme:
Yıkıntılar kamyonlarla taşınırken sokaklarda yoğun kamyon trafiği olur. Sonrasında ise çoğunlukla bürokratik veya müteahhit kaynaklı nedenlerle, bazen altı ayı bazen bir yılı aşan bir beklemenin ardından inşaat başlar. Bu süreçte kaldırımlar bozuk şekilde kalır.
- Temel Kazısı ve Yeni Riskler:
İnşaat başladığında zemin altında en az bir, çoğunlukla iki katlık otopark için derin kazı yapılır. Yeterli önlem alınmazsa yandaki apartmanlar için risk oluşur. Kaldırım ve yolun bir bölümü yine inşaat işgali altında kalır, inşaat malzemeleri buralara yığılır, demirler yolun en az bir şeridini kaplar.
- İnşaatın İlerlemesi ve Sürekli Alan İşgali:
Zemin ve bodrum katlar tamamlandığında işgal edilen alanlarda inşaat malzemeleri depolanmaya devam eder. Beton dökme işlemleri sırasında da beton pompaları ve makineleri nedeniyle sokak yaşamı etkilenir.
- Kullanıma Açılmayan Kaldırımlar:
Bodrum katları tamamlanıp zemin kata ulaşıldığında, önlemler alınarak kaldırımın kullanıma açılması mümkünken, genellikle bu yapılmaz. İki yılı aşan süreç boyunca kaldırım ve yolun bir bölümü hep kapalı kalır.
Uzayan Kentsel Dönüşüm Sürecinin Toplumsal Etkileri
Bir apartmanın önündeki kaldırımların geçici olarak kapalı olması önemsiz gibi görünebilir. Ancak özellikle eski semtlerde, aynı anda birden fazla binada kentsel dönüşüm çalışmaları yürütülmekte ve bir inşaat biter bitmez yenisi başlamakta, bu da sokaklarda uzun yıllar süren bir inşaat atmosferi yaratmaktadır. Böylece, o bölgede yaşayanlar sürekli bir inşaatın içinde yaşıyormuş hissine kapılırlar.
Binaların yenilenmesinin zorunlu olduğu kabul edilse de, inşaat süreçlerinin çevreye etkisini azaltacak düzenlemelerle bu dönemin olumsuzlukları hafifletilebilir.
Çözüm ve Öneriler
Kentsel dönüşüm çalışmalarında, inşaatların sokak ve kaldırımları hangi sürelerle işgal edebileceği, hangi aşamada kaldırımların yeniden yayalara açılması gerektiği net olarak belirlenmelidir. Özellikle yıkım sonrası kaldırımın tamiri geciktirilmeyip hızlıca yapılmalı, inşaat süresince mümkün olan en kısa sürede kaldırımlar düzgün bir şekilde kullanıma sunulmalıdır.
İnşaat yapan firmalar bu konuda hassas davranmadığında, belediyelerin devreye girerek düzenlemeleri uygulaması ve gerekirse bu işleri üstlenip maliyetini tahsil etmesi gerekmektedir. Tüm bu uygulamalar, şehirde yaşayanların kentsel dönüşümden en az şekilde etkilenmesini sağlayacak, şehir yaşamının kalitesini koruyacaktır. Ayrıca, bunun için gerekli mevzuat ve altyapı çalışmalarının da tamamlanması önem arz etmektedir.
Sonuç olarak, şehirde esas olan insanın rahat ve huzurlu bir yaşam sürmesidir. Komşu apartmanlardan gelen ses, toz gibi bazı rahatsızlıklar kaçınılmaz olsa da, sokak ve kaldırımların inşaatlar yüzünden işgal edildiği süre en kısa tutulmalı, toplumun günlük yaşamı mümkün olan en az seviyede etkilenmelidir.
Aydın Tiryaki
Ankara, 29 Kasım 2025
