Aydın Tiryaki (2006-2009, 2025)
2006 yılından 2009 yılına kadar Milliyet Blog’da yazdığım yazılarda zaman zaman İnebolu Çayı’na değinmiştim. 2006’da “Sallanan Köprüden Asla Geçmem” başlıklı yazıda beş yaşlarındayken İnebolu Çayı üzerinde geçici yapılan ve sallanan köprüden geçmemek için nasıl direndiğimi anlatırken 1963 yılındaki İnebolu Çayı’ndaki köprüyü alıp giden büyük seli duyduklarımla anlatmıştım (1) . Hatta o yıllarda yazdığım tüm yazılarda selin olduğu yılı 1964 diye belirtmiştim. Her ne kadar İnternet’i etkin kullandığım yıllar olsa da olanaklar daha kısıtlıydı. Oysa yakın yıllarda bu araştırmayı yaptığımda 2021 yılında Mustafa Fakazlı’nın yazdığı yazıda sadece yıl değil, gününe kadar verilmişti (2). Arık 22 Temmuz 1963 tarihinin İnebolu’daki büyük selin tarihi olduğunu biliyordum. İnebolu’nun tarihi konusunda en bilgili isim olan Mustafa Fakazlı bu yazısıyla yine yardıma koşmuştu.
2007 yılında İnebolu Çayı(rı) başlıklı bir yazı yazmıştım (3). Bu yazıda çok az suyun aktığı yaz günlerinde, toprak olan çay zemininde büyüyen otların bir çayır gibi olduğunu ve koyunların otladığını anlatılmıştım. Bu yazının sonunda “Aman sakın, çayın yatağına göz dikmeyin, su çok olursa rahat rahat aksın, az olursa çayır olsun, koyunlar otlasın.” diyerek İnebolu Çayı’nın yatağına dokunulmamasını tembihlemiştim. 2010’lu ve 2020’li yıllarda İnebolu Çayı’nda yapılanlara ve olanlara tepkimi gösterirken 2007 tarihli bu yazıyı sosyal medyada defalarca paylaşmıştım.
2008 yılında, gecesi çok yağmurun yağdığı bir bayram sabahını anlatmıştım. “Gece boyunca yağan yağmur sokakları birer dere yapmıştı. İnebolu Çayı’nın sesi eve kadar geliyordu.” diyerek bitirdiğim yazıda İnebolu Çayı’nı anlatmıştım (4).
2009 yılında bir yıl önce İnebolu Çayı’nın kenarına yapılan İnebolu Terminali’nin yer seçimi konusundaki çekincelerimi anlattığım iki yazıyı yayımlamıştım (5). “Lütfen, çay yatağının ne amaçla olursa olsun tırtıklanmasına göz yummayın. Geniş bir çay yatağının İnebolu’nun sele karşı sigortası olduğunu unutmayalım.” sözleriyle çay yatağına dikkati çekmiştim.
2000’li yıllarda yazdıklarım 2010’lu yıllarda İnebolu Çayı içindeki yatağı daraltan projeyi hazırlayanlarca hiç dikkate alınmadı ancak 2021 ve 2022’deki sellerle bu gerçek görülebildi.
Aydın Tiryaki
Ankara, 16 Kasım 2025
2006’dan sonra Milliyet Blog’da yazdığım yazıların bazılarını gözden geçirip WordPress’teki sayfamda yeniden yayımlıyorum. Orijinal yazıya dokunmadan, yazının altındaki ekine NOTLAR yazıp yeni bilgiler ekliyorum.
(1) Aydın Tiryaki “Sallanan Köprüden Asla Geçmem” 26 Ekim 2006 – Milliyet Blog

https://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=11174
(2)Mustafa Fakazlı, “Sel ve İnebolu”, Yeni İnebolu Gazetesi, 12 Ekim 2021 http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1866
(3) Aydın Tiryaki “İnebolu Çayı(rı), 1 Eylül 2007 – Milliyet Blog

https://blog.milliyet.com.tr/inebolu-cayi-ri-/Blog/?BlogNo=60890
(4) Aydın Tiryaki “İnebolu’da bir bayram günü”, 30 Eylül 2008 – Milliyet Blog

https://blog.milliyet.com.tr/inebolu-da-bir-bayram-gunu/Blog/?BlogNo=135370
(5) Aydın Tiryaki “Çarşıdan İnebolu Terminali’ne yürürken (2): Eksikler çok”, 2 Ağustos 2009 – Milliyet Blog

