Aydın Tiryaki

OTOBÜS TERMİNALİNE GİTMEK İÇİN EK BİR YOLCULUK GEREKMESİN

Aydın Tiryaki (2008, 2009)

Otobüs Terminalleri başka yere gitmek için kullandığımız olmazsa olmaz yerlerdir. Ancak Otobüs Terminallerini şehirlerden çok uzağa yerleştirdiğiniz zaman bu yolculuğa ek olarak bir de terminale kadar olacak yolculuk sorunu yaşanıyor. Bu durumu kendi deneyimlerimle paylaşmak istedim. 2008 ve 2009’da yazdığım 4 yazıda Kastamonu ve İnebolu’daki her zaman kullandığım otobüs terminallerini anlattım.

KÜÇÜK ŞEHİRLERDE BÜYÜK ŞEHİR ÖZENTİSİ 1: KASTAMONU TERMİNALİ (2008)

5 yıl öncesine kadar Kastamonu’da bir Otobüs Terminali vardı. Kullanışsız, uzun yıllardır hiç bakılmadığı için her tarafı dökülen, tuvaletleri çok zorunlu olmadıkça girilemeyecek kadar kötü bir terminaldi.

Şimdi Kastamonu’da bir otobüs terminali var: Kastamonu Şehirlerarası Otobüs Terminali… Kullanışlı ve rahat peronları, geniş ve havadar bekleme salonu, temiz tuvaletleri ile güzel bir terminal…

Eski terminal, Kastamonu şehir merkezindeydi. Yeni Terminal ise Kastamonu’nun gelişme yönü olan Kuzeykent tarafına yapıldı. Kastamonu nüfusunun büyük bölümü için oldukça uzak bir mesafe olduğu için Kastamonu Terminali, Kastamonululardan daha çok ilçelerden gelip Kastamonu’da aktarma yapanlar tarafından kullanılıyor.

Kastamonu Terminali’nin yapılması benim açıdan çok iyi oldu. Oldukça sık yaptığım Ankara-İnebolu yolculuklarımda temiz ve rahat bir terminalde bekliyorum. Ancak Kastamonulular açısından baktığımda bu terminalin onların hiç işine yaramadığını gözlemliyorum.

İnebolu’dan Ankara’ya giderken Kastamonu’da aktarma yapıyorum. Çoğunlukla 17:30 Ankara otobüsünü kullanıyorum. O saatte birkaç şirketin otobüsü kalkıyor. Terminalden kalkarken otobüsün ancak dörtte biri doluyor. Kastamonu Çevre Yolu’nu izleyerek Kastamonu Çayı kenarındaki Olukbaşı’na geliyoruz. Otobüs burada doluyor. Servislerle Kastamonu’dan buraya getirilen yolcular köprünün kenarında bagajlarını otobüse veriyorlar ve otobüse biniyorlar. Orada bekleme koşullarının hiç de iyi olmadığını otobüsten baktığımda görüyorum.

Özetle, şu anda Kastamonu’nun çok güzel bir terminali var ancak Kastamonuluların rahatça kullanabilecekleri bir terminali yok, çünkü çok uzak… Eskiden kötü de olsa bir terminalleri vardı, şimdi terminal niyetiyle kullandıkları yer, çay kenarında dar bir kaldırım.

Kastamonu’daki durum, küçük şehir belediyelerinin büyük şehir özentisinden başka birşey değil. Büyük şehirlerde terminaller şehir merkezinin dışında yapılıyor ya, onun için kendi şehirleri de öyle olmalı. Büyük şehirlerde otobüsler çevre yolunu kullanarak terminalden ayrılıyorlar ya, kendi şehirlerinde de öyle olmalı.

Kastamonu’da eski terminalin olduğu yerde güzel bir alışveriş merkezi yapılmış. Kastamonu’da böyle bir alışveriş merkezine gerek vardı ama yeri orası mı olmalıydı, o tartışılır.

Büyük şehirlerde otobüs terminalleri şehir dışına yapılır ve çevre yollarını kullanmaları zorunlu olur, böylece şehirlerarası otobüs trafiğinin şehir trafiğini olumsuz etkilememesi sağlanır. Oysa Kastamonu’ya saatte gelen ve giden 5-10 otobüsün varlığı trafikte farkedilmez bile.

Artık olan olmuş… Şimdiki duruma bir çözüm bulunmalıdır. Kastamonu’da otobüslere yolcuların bindirildiği yerlere birer küçük terminal daha yapılarak, Kastamonuluların otobüslerini yağmurda, rüzgârda, güneşte rahat koşullarda bekleyebilecekleri mekanlar sağlanmalıdır.

Not: Bu Pazar günü Ankara’dan Kastamonu’ya geldiğimde, Kastamonu içine gideceğim için Kastamonu Çayı kenarında Olukbaşı’nda indim, otobüsün çoğu inmişti. Dönüşte Terminal’de otobüse bindim, 10 kişi bile yoktuk. Olukbaşı’nda otobüs doldu. Gerçek terminal orasıydı sanki.

Kastamonu Şehirlerarası Otobüs Terminali şehir merkezinden uzak bir yerde yapıldığı için Kastamonulular için kullanışlı değil.

Aydın Tiryaki
Ankara, 4 Haziran 2008

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (Kastamonu, 21 Mayıs 2008)

KÜÇÜK ŞEHİRLERDE BÜYÜK ŞEHİR ÖZENTİSİ 2: İNEBOLU TERMİNALİ (2008)

Çocukluk yıllarımdan İnebolu’da hiç terminal olmadığı zamanlarda, kalabalık yolcu uğurlamalarını anımsarım. O zamanlar hep yolcu edenler arasında olurdum. Deniz kıyısına yakın sokaklarda ön tarafı burunlu, küçük camlı otobüsler birkaç saatlik rötarla yola çıktıklarında geride büyük kalabalıklar bırakırlardı. O zamanlar yolculuklar çok önemli nedenlerle veya gurbete gitmek için yapılırdı. Öyle olunca da herkes önemser ve uğurlamaya gelirdi.

İnebolu’ya terminal yapıldığında yetmişli yılların sonuydu sanırım. Bir kayda rastlamayınca eski fotoğraflardan bulmaya çalıştım tarihi, ancak bulamadım. (Doğru tarihi bilen buraya yazarsa öğrenmiş oluruz).

Terminal otobüs ve minibüs şirketleri için yazıhaneler ve araçların kalkacağı boş bir alandan oluşuyordu. Ayrı bir bekleme salonu olmadığı için yolcular ancak yazıhanelerde bekleyebiliyordu. İlk yapıldığı zamanda, şimdi de İnebolu’nun terminal gereksinimini karşılıyordu. Binası kullanışlı değildi, otobüs girişi ve çıkışında sorunlar yaşanıyordu. Bu sorunlar terminal alanı küçük olduğu için değil, alan iyi kullanılamadığı içindi. Peronlar yalnızca yol bindirme-indirme için kullanılacak olsa rahat rahat yeterdi. Ancak peronlar aynı zamanda otobüs ve minibüslerin park etmesi için kullanıldığından bir sıkışıklık vardı. Belediye küçük bir düzenleme ile bu sorunu aşıp, otobüs ve minibüslerin yalnızca yolcu bindirme-indirme için terminale girmesi sağlansaydı terminalin yeterli olduğunu göreceklerdi.

Şimdi İnebolu’ya yeni bir otobüs terminali yapılıyor ve önümüzdeki günlerde açılacağı haberleri yerel gazetelerimizde yazılıyor. İnebolu’nun kurtuluş günü olan 9 Haziran’da açılacakmış.

Yeni terminal İnebolu merkezine çok uzak değil ancak İnebolu küçük bir yer olduğu için uzakmış gibi geliyor. İnebolu Çayı’nın karşı tarafındaki yeni terminali uzaktan gördüm iki hafta önce İnebolu’dayken… Ahşap görünümlü duvarları ile güzel bir duruşu vardı. Şu andaki terminalden daha büyüktü ancak bu büyüklükte bir terminal şimdikinin yerine de sığabilirdi.

Merkeze uzak yeni bir yer aramak küçük şehirlerdeki büyük şehir özentisinin bir başka örneği gibi görünüyordu. Kastamonu Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin şehir merkezine uzak olması nedeniyle Kastamonuluların terminalden yararlanamadıklarını yazmıştım (1). Şimdi de benzer bir durum İnebolu için söz konusu oldu.

Yeni terminal kullanılmaya başladığında göreceğiz. Yolcuların çoğu orada inmek istemeyecek ve araçların İnebolu içine devam etmeleri için ısrar edecek. Yaptığı terminalin işlevsizliği belli olmasın diye, belediye araçların şehir merkezine girmesine izin vermeyecek. Ancak yerel seçim zamanı yaklaştığında “yurttaşı üzmemek” esas olacağı için herşey serbest olacak ve otobüsler, minibüsler önce yeni terminale gidecek, oradan İnebolu merkezine devam edecek. Herşey iyice karışacak, çünkü terminali kullananların sayısı araçlardaki yolcuların ancak onda biri olacak.

Doğru olan, şu anda eskimiş olan terminali yıkıp, yerine yeni bir terminal yapmaktı. Yeni terminal yaptıkları yere de otobüs ve minibüsler için park yeri yapılabilirdi. Hala geç kalınmış sayılmaz. Yeni yapılan terminal alanı otobüs ve minibüs parkı olarak kullanılsın, binaları da şoförler için sosyal tesisler olsun. Eski terminal yıkılıp yerine güzel bir terminal binası yapılıp kullanılmaya devam edilsin. Düzenli ve kurallı kullanılırsa terminal alanı rahat rahat yetecektir.

Kendi açımdan bakınca, şimdiki terminal evime yürüyerek 3 dakikalık mesafede olduğu için çok kullanışlıydı. Yeni yapılan terminal ise yakın değil ancak 10 dakikadan fazla da sürmez. Yeni terminale olan tepkim hem kendi adıma (bireysel) hem de İnebolulular adına (toplumsal)…

Umarım yanılırım ve İnebolulular yeni otobüs terminalini severler ve kullanırlar.

İnebolu’ya yapılmakta olan yeni otobüs terminali 9 Haziran’da açılacak. Yeni terminalin şehir merkezine biraz uzak olmasının yeni sıkıntılar getireceğine inanıyorum.

Aydın Tiryaki
Ankara, 5 Haziran 2008

Çarşıdan İnebolu Terminali’ne yürürken (2): Eksikler çok

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (İnebolu, 21 Mayıs 2008)

ÇARŞIDAN İNEBOLU TERMİNALİ’NE YÜRÜRKEN (1): YENİ TERMİNAL HATAYDI (2009)

Bugün bir yolcumuz gelecekti, onu karşılamak için İnebolu Otobüs Terminali’ne doğru yürüdük. Yürürken gözlemlerimi yazmaya karar verdim, hataları, eksikleri…

Geçen yaz İnebolu’da yeni otobüs terminali açılırken bu terminale karşı olduğumu yazmıştım (1).

O günlerde İnebolu terminalinin taşınması için iki gerekçe söyleniyordu:

1. Terminalin yeri dar geliyor, binası çok eski.

2. Otobüs ve minibüsler şehir içi trafiğe yük getiriyor.

Terminalin taşınması için bu iki gerekçe yeterliydi ama bu gerekçelerin tam doğru olduğuna, yeni terminale karar verenlerin bile inandıklarını hiç sanmıyorum.

Birincisi eski terminalin yeri dar değildi, o yerin yarısı bile İnebolu Terminali için yeterli olurdu. Sorun yerde değil kullanımdaydı. Akşam 19’da kalkacak otobüs sabah saatinde gelip, belki de bir akşam önceden terminalin içinde bekleyince elbette sorun olurdu. Yarım saatte bir Kastamonu’ya yalnızca bir minibüs kalkarken orada 3-5 minibüs beklerse yerin dar geleceğini herkes bilir. Bunu düzeltmek yerine uzağa yeni terminal yapmak hem israf hem de hataydı.

İnebolu’ya günde gelen tüm otobüs ve minibüslerin sayısı kaç olabilir ki, bunlar İnebolu trafiğine girseler ne farkeder, girmeseler ne farkeder…

Sonuç olarak, 2008 yılında İnebolu Terminali’ni yapan siyasi irade 2009 Mart ayında seçimleri yitirdi. Bu yenilginin altında birçok neden olabilir ama bu nedenlerin önemlilerinden birinin terminalin uzağa alınması olduğunu düşünüyorum. Bu düşünce seçimden sonra oluşmuş değildir, seçimden önceki günlerde de İnebolu seçimlerini konuşurken bu görüşümü paylaşmıştım: “Terminali eski yerine taşımaya söz veren aday seçimi kazanır” demiştim.

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (İnebolu, 1 Ağustos 2009)

Küçük bir yerde çarşıdan uzak bir terminal olmaz. İnebolu Otobüs Terminali için önerdiğim en doğru çözümü yineliyorum (1).

1. Terminal binası eski yerine yapılsın. Şirketlere ayrı yazıhaneler vermeye gerek olmadığı için normal büyüklükteki bir bina şirket bankolarını, bekleme salonu ve diğer sosyal gereksinimleri sağlayabilir.

2. Şu andaki terminal alanı başta insan ve yük taşımacılığı sektöründe çalışanlar için sosyal tesis olarak kullanılabilir. Çevresindeki boş alanlar da otobüsler ve minibüsler için park alanı olarak çok uygun olur.

Bu çözüm önerisi İneboluluların tartışmasına açılmalıdır. Belki de ben yanılıyorumdur, İnebolulular yeni terminalin yerini sevmişlerdir.

Ya sevmemişlerse…

(1) Küçük şehirlerde büyük şehir özentisi 2: İnebolu terminali (05.06.2008):

http://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=113047 

Aydın Tiryaki
İnebolu, 2 Ağustos 2009

ÇARŞIDAN İNEBOLU TERMİNALİ’NE YÜRÜRKEN (2): EKSİKLER ÇOK (2009)

Bugün İnebolu Terminali’ne doğru yürürken düşündüklerimden yazdığım ilk yazıda bu yeni terminalin hata olduğunu belirtmiştim (1). Bir hata yapılmış, o terminal oraya konulmuşsa ve vazgeçilmesi düşünülmüyorsa, yapılması gereken burasının en iyi şekilde hizmet vermesidir. Kullanılmaya başlanmasından buyana bir yıldan çok süre geçmiş olmasına karşın eksiklerin sürdüğü çok açık bir şekilde görünüyor.

ÖNCE OLUMLU YANLARI:

Terminale estetik açıdan baktığımızda söyleyecek bir sözüm yok, oldukça güzel görünüyor.

Yazıhanelerin iki tarafa açılan kapıları çalışanlar açısından rahat bir ortam oluşturmuş.

Otobüslerin yanaştığı peronlar, bir yolcu gözüyle bakınca doğru ve kullanışlı görünüyor.

Taksilerin terminalin içinde beklemeleri yolcular ve taksiler için olumlu bir uygulama. Böylece valizlerimizi uzağa taşımıyoruz.

Unutmadan, bir de terminalin çok güzel bir köpeği var, saç boyasıyla tüyleri kızıla boyanmış. Umarım ciddi bir hayvansever onu o şekilde görmez, görürse tepkisi nasıl olur, bilemem.

VE ELEŞTİRİLER:

Peronların üzerindeki yarısaydam çatı malzemesi çok yanlış bir seçim olmuş. Amacı yalnızca yağmurdan korumak olsa bir sorun olmazdı ama bir işlevi de güneşli günlerde gölge yapmak olan çatının yarısaydam olması hiç uygun değil. İnebolu’nun güneşli günlerinin sayısı çok olmadığını düşünerek yapmış olmalılar ama o günlerin yalnızca birinde bile 15 dakika beklemek eziyet olabiliyor.

Terminale otobüslerin döndüğü Musa Köyü köprüsünden terminale kadar olan yol İnebolu’ya girişte ilk izlenim olarak kötü bir görünüm sergiliyor. Terminalden Köprübaşı’na kadar giden yol ise daha vahim bir durumda… Yolda kaldırım yok, zemin toz toprak içinde, yolun iki tarafına park etmiş kamyonlar düzensiz.

İnebolu Çayı’nın yatağının şimdiye kadar daraltılmaması sayesinde İnebolu’da 1964’teki sel felaketinden sonra önemli maddi kayıplar olmamış. Şu anda çay yatağı doldurularak yaratılan geçici kamyon parkı alanı hem orada parkeden araçlar hem de İnebolu için risk oluşturabilir. Ani bastıran bir selin oradaki araçları sürükleyip köprünün bacaklarının tıkandığını düşünebiliyor musunuz? Ne olur İnebolu’nun hali, böyle bir durumda? Lütfen, çay yatağının ne amaçla olursa olsun tırtıklanmasına göz yummayın. Geniş bir çay yatağının İnebolu’nun sele karşı sigortası olduğunu unutmayalım.

Terminalin çarşıya uzak olduğunu söylüyorum ama bu uzaklığın aynı zamanda yürüme mesafesi olduğunun da farkındayım. Orada İnebolu Terminali varsa, insanların yaya olarak oraya gidecekleri düşünülmelidir. Çayın terminal tarafının yaya yolu olarak kullanılmasını beklemek yayalara haksızlıktır. Kaldırımın olmadığı, her geçen aracın toz kaldırdığı bir yolda yayalar yürüyemez.

Bugün çayın pazaryeri, stadyum tarafındaki yoldan yürüyerek terminale gittik ve aynı yoldan döndük. Yolun iç tarafındaki kaldırımlar araçlar park ettiği için yürümeye uygun değildi. Çay kenarında tüm yol boyunca kaldırım vardı. Ara sıra karşımıza çıkan engellerde yoldan geçen arabaları bekledikten sonra yol inip yürüyüşümüzü sürdürdük:

– Bir ağaç kaldırımı kapatmış ama sakın ola o ağaca dokunmayın, başka çare bulun.

– Tam kaldırım genişliğindeki bir pazarcı arabası kaldırımı tamamen kullanılmaz yapmıştı. Bir saat sonra dönerken de aynı yerdeydi.

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (İnebolu, 1 Ağustos 2009)

Çay boyunca kaldırım vardı ama bu kaldırımın yaya kaldırımı olarak adlandırılmasına engel bir durum vardı: Güvenli değildi. Kimi yerlerde otlar büyümüştü ama bu otlar demir parmaklık görevi yapamazdı.

Çayın duvarı üzerine hiç aralıksız demir parmaklıklar yapılması gerekiyor. Şu anda İnebolu Belediyesi’nin öncelikli işinin, bu demir parmaklıkların hemen yapılması olmalıdır. Deniz kıyısından terminale kadar demir parmaklığın olmadığı tek metre yer kalmamalıdır.

Yürüdüğümüz yol boyunca kimi yerlerde duvarın bir karışlık yükseltileri olsa da kimi yerler de hiçbir önlem bulunmuyordu. Terminale yürürken bir yolcunun başına gelebilecek bir kaza vicdanlarda derin izler bırakabilir.

Terminale doğru tekerlekli valizini kaldırımda çekemediği için hiçbir yolcunun yola inmek zorunda kalmayacağı şekilde kaldırımlar yeniden düzenlenmelidir.

Sonuç olarak İnebolu Terminali ya eski yerine taşınmalıdır ya da bu terminalin çoğu altyapı sorunu olan eksikleri bir an önce tamamlanmalıdır.

(1) Çarşıdan İnebolu Terminali’ne yürürken (1): Yeni terminal hataydı (2-8-2009): http://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=194716 

Aydın Tiryaki

İnebolu, 2 Ağustos 2009

MİLLİYET BLOG’DA YAYIMLANAN YAZILAR:

Küçük şehirlerde büyük şehir özentisi 1: Kastamonu Terminali
https://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=113027

Küçük şehirlerde büyük şehir özentisi 2: İnebolu Terminali
https://blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=113047

Çarşıdan İnebolu Terminali’ne yürürken (1): Yeni terminal hataydı

https://blog.milliyet.com.tr/carsidan-inebolu-terminali-ne-yururken–2—eksikler-cok/Blog/?BlogNo=194717

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara