Aydın Tiryaki

HAYRİ AMCAMIN ŞAKALARI

Aydın Tiryaki (2007)

YouTube Video: Hayri Amcamın Şakaları
Kısa Video

Nisan bir olacak yarın ve şakalar düşüneceğiz veya şakalarla karşı karşıya kalacağız. Oysa benim yaşamımda şakalar yalnızca 1 Nisan’da değildir, hep şakalar içinde yaşarım, çünkü benim şakacı bir amcam var, Hayri Amcam…

Ortaokula gittiğim yıllardı. Akşam evde sürekli olarak hayaletlerden sözediliyor, konuyu amcam açıyor. Evin odalarından birinde evin eski sahiplerinden birinin öldüğünü, o odanın pek tekin olmadığını sık sık söylüyordu. O odada babaannemle büyükbabam yattıktan sonra amcam yatağının ortasına bir yastık koyup, sanki yatakta birisi varmış gibi, üzerini yorganla kapattı ve gitti. Az sonra babaannem geldi amcamın yatağının başına oturdu ve anlatmaya başladı:”Ah oğlum, dediklerin doğruymuş, pencerede hayalet var”

Meğerse amcamın akşamdan buyana evdeki hayalet konuşmaları bu şaka içinmiş. Bir sopanın ucuna korkuluk gibi birşey yapıp aşağıdan babaannemlerin penceresine uzatmış, dışarıdan gelen ışıkla perdenin üzerinde oluşan  gölgelerden babaannem korkmuş. Hayri amcam, babaannemin nasıl olsa yanına geleceğini bildiği için yatağını da sanki içindeymiş de uyuyormuş gibi hazırlamış.

Kollarımızdaki saatleri bize farkettirmeden ileri geri alır, evdeki saatlerle de oynayarak gördüğümüz yanlış saate inanmamak için hiç bir neden bırakmazdı. İnandırmanın başarısının bu şaka için iyi çalışmak gerektiğini çok iyi bilir ve üşenmezdi.

Birkaç yıl önce amcamla telefonda konuşurken, babamın otobüs bileti almaya gittiğini söylediğimde, nereye gitmek için bilet aldığını, hangi şirketle gittiğini ince ince sorunca bunun ucunda bir şaka olduğunu anlamıştım. İş arkadaşlarından birine abisini arattırıp, o otobüs şirketinden arıyorlar diye babamı yanlışlıkla verdiklerini söylediği indirimi iade etmesi için otobüs yazıhanesine geri çağırtmış. Babam bilet aldığı yerin olduğu caddeyi baştan sona yürüyüp otobüs yazıhanesine yaklaştığında telefon edip şaka olduğunu haber vermiş.

Seksenli yıllarda birgün gündüz vakti evimize hırsız girmişti. Ancak hırsız evden fazla birşey alamadan çıkmıştı. Eve gelen polis ve komşular dikkatli olmamız gerektiğini söylediler, evde görüp alamadıklarında hırsızın aklı kalmıştır, yine gelebilir diye… Ertesi sabah saat yediye gelirken telefon çaldı, ben açınca telefon hemen kapandı. Çok duyarlı olduğumuz için bunun evin boş olup olmadığının kontrolü olarak yorumladık. Bu ardarda dört gün sürdü ve artık polise, savcılığa bildirecekken amcamı arayıp sordum, daha ben birşey demeden “Sabahları benim sayemde rahat  rahat uyanıyorsun, değil mi” dediğinde herşey açıklığa kavuştu. Haberinin olmadığı hırsızlık olayı nedeniyle şaka telefonlarının yanlış yorumlanmasına üzülmüştü ama bu durumda şakasının etkisi çok daha güçlü olmuştu.

Bedii Faik’in bir romanının iki uyarlamasını seyrettim. Biri Mehmet Aslantuğ’un oynadığı bir TRT dizisi, diğeri de Tarık Akan’ın oynadığı bir Yeşilçam filmi… İki filmde konular oldukça farklı olsa da ikisinde de muzip bir dayı çevresinde gelişen olaylar anlatılır. Dünyaya hep güzel bir pencereden bakan, yaşamı şakalarla renklendiren bir karakterdi bu dayı… Hayri amcamı hep o şakacı dayı karakterine benzetmişimdir. Amcamın şakaları hâlâ sürer ama şakazedeleri olarak artık daha deneyimli ve uyanık olmamız onun işini zorlaştırır.

Hayri amcam şaka yaparken eğer hedef ben değilsem hemen şaka işbirliğine başlarım. Bunun için birşey söylemesine gerek yoktur. Bir şaka planladığını anladığımda yönetmenin sözlerinden ve davranışlarından anladıklarıma göre hareket eder ve gerekli yardımı yaparım. Eğer hedef bensem ve şaka tamamlanmadan anlamışsam bunu belli etmez ve şakayı bir karşı-şaka haline çevirmeye çalışırım.

1989 yazında kardeşim evleniyordu, amcam o zamanlar Aksaray’da çalışıyordu. Aksaray’dan Ankara’ya yola çıkıyorum, diye telefon ettiğinde bizim sokaktaki telefon kulübesinden aradığını tahmin edip evde gerekli hazırlığı yaptık. Mesafe birkaç dakikalık olduğu için bunu çok hızlı yapmamız gerekti. Düğün nedeniyle evde misafirlerimiz vardı. Kapıyı tanımadığı bir misafirimize açtırıp, yanlış yere geldiğine inandırmaktı karşı-şakamızın amacı. Kapıyı çalınca kapıyı açan arkadaşımız amcamın doğru yere geldiğinden emin sözlerine karşın içeriye doğru dönüp “Anneee bu adam ne diyor bana” dediğinde, amcamın başı derde girmesin diye hızlı adımlarla bir gidişi vardı ve hepimiz kapıya doluştuk. Kapıdaki herkes amcamın değişik zamanlarda küçük büyük şakalarına maruz kaldığı için çok mutlulardı.

Amcamın şakalarını izleyerek büyüdüm ve şaka yapmayı da hep sevdim. Kimseyi üzmeyecek, kırmayacak, fazla sürüncemede bırakmayacak şakalar yaparım. Ve yalnızca sevdiklerime şaka yaparım. Bu şakalarımdaki inandırıcılığımın iyi olduğu söylense de henüz amcamın çırağı sayılırım.  Şakanın yaşamın güzelliği olduğuna inanırım.

Ailece ne kadar şanslıyız, Hayri Amcamız olduğu için. Neşe ve mutluluk için her ailenin bir Hayri Amcası olmalıdır.

Güzel şakalarıyla, doyumsuz sohbetleriyle, kırk yıl önceden anımsadığım gibi hala bulunduğu ortamlara neşe taşımayı sürdürür, teşekkürler Hayri Amca.

Aydın Tiryaki
Ankara, 31 Mart 2007

Yorum bırakın

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara

Kasım 2025
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930