Aydın Tiryaki

CUMHURİYET BAYRAMI ANILARIM

Aydın Tiryaki (2006)

YouTube video: Cumhuriyet Bayramı Anılarım
Kısa Video

1966 yılıydı ve ilkokul ikinci sınıftaydım. Cumhuriyet Bayramı’nın hemen ertesinde köydeki okuldan İnebolu’daki Yeniyol İlkokuluna gelmiştim. O hafta derslerdeki konu Cumhuriyet Bayramı’ydı. Birkaç gün sonra resim dersinde Dürdane Öğretmen (1) bir çelenk resmi çizmemizi istedi. Hiç çelenk görmemiştim ama bir kitapta gördüğüm fotoğraftan nedense bir fiyonk aklımda kalmıştı. Çiçekler ve kocaman bir fiyonkla çizdiğim çelenk resmini öğretmenim pek beğenmişti.

İlkokul dördüncü sınıftayken, 29 Ekim 1968’de Cumhuriyet Bayramı töreninde şiir okuyacaktım. Şiiri ezberlemiştim ancak ne olur ne olmaz diye şiirin yazılı olduğu kâğıdı katlayıp cebime koymuştum. Şiirin ilk kıtasını henüz okumuştum ki, sabahtan buyana hafif hafif çiseleyen yağmur sağanak halinde yağmaya başlamıştı. Kemal Öğretmen (1) kürsünün yanından “Son kıtayı oku, şiiri bitir” diyordu ama on yaşındaki bir çocuk olarak verilen görevi tamamlama bilinci ile öğretmenin dediğini yapma sorumluluğu arasında kalmıştım. O sırada ne düşündüm bilmiyorum ama şiiri sonuna kadar okumuştum ve herkes gibi ben de sırılsıklam ıslanmıştım. Çocukluğumuzda her bayram yağmur korkusu yaşardık, havalar güzel olsa da bayram günü yağmur yağardı, tören bittikten sonra da güneş açardı.

İnebolu’da bayramlar stadyumda kutlanırdı (2). Tüm okulların öğrencileri öğretmenleri ile sokakları, caddeleri sıralar halinde yürüyerek geçer, önce İnebolu merkezindeki Atatürk anıtına çelenk konulur ve stadyuma yürürdük. Orada zor duyulan ve sık sık arıza yapan bir ses sisteminden konuşmalar yapılır, şiirler okunurdu. Bayram bitince bütün çocuklar koşarak dağılırdık.

O zamanlar Cumartesi günleri öğleye kadar okul olurdu. Öğleyin törenden sonra başöğretmen (o zamanlar müdür denilmezdi) konuşma yapar, hafta sonu çocuklara uygun bir film varsa sinemaya gidebileceğimizi söylerdi. Okuldan izin çıkmayan filmlere çocukların gitmesi yasaktı. İşte sinemaya izin çıkmış olan öyle bir hafta sonu sinemada film başlamadan perdeye yansıtılan görüntülerde kendimi görünce çok şaşırmıştım. Renkli çekilmiş bu görüntüler, filmlerin bazıların hala siyah-beyaz olduğu o zamanlar için çok özeldi, İnebolu stadından Cumhuriyet Bayramı görüntüleriydi bunlar. 5-10 dakika kendi bayramımızı izlemek az sonra başlayacak filmden daha çok ilgimi çekmişti. Belki bu görüntüler hala bir yerlerde bir kutunun içinde bekliyordur.(3)

1998’de Cumhuriyet’in yetmişbeşinci yılında Ankara’daydım. O gün daha özel bir şekilde kutlanıyordu. Ankara üzerinde bir zeplin dolaşıyordu. Evimiz Anıtkabir’e yakın olduğu için, Zeplin havada evin hemen üzerindeydi. Şimdi on yaşında olan Sıla (yeğenim) henüz birbuçuk yaşındaydı. Sabah İnebolu’da dedesiyle bayramı televizyondan izlemişler ve sürekli olarak o zeplini görmüşler. Öğretmen olan anne ve babasının okullarındaki törenden sonra yola çıkıp Ankara’ya gelmişlerdi. Balkondan evin üzerinde dolaşan zeplini gösterdiğimde heyecanla “Dede, dede” dediğinde ne demek istediğini o anda anlayamamıştım. Akşam babamla konuşunca ne demek istediği anlaşıldı, sabah dedesiyle bunu televizyonda gördüğünü anlatmayı çalışıyormuş. O gün hep birlikte Anıtkabir’e gittiğimizde çiçeklerden yapılmış büyük bir 75. Yıl logosu göze çarpıyordu. Asıl muhteşem olan oradaki insan seliydi. Biz bu cumhuriyetin sahibiyiz demek için bizim gibi oraya gelmiş yurtsever insanların seli…

Bugün yüksekçe bir tepeye çıktım fotoğraflar çekmek için… İnebolu’da Cumhuriyet Bayramı izleri vardı. Yüksek binalara asılmış bayraklar ve Atatürk resimleri yarınki bayramı haber veriyordu.

Aydın Tiryaki
İnebolu, 28 Ekim 2006

  • (1)Kemal Örüklü, 60’lı 70’li yıllarda İnebolu Milli Eğitim Müdürüydü. Daha sonra İnebolu Belediye Başkanlığı da yaptı. İlkokul öğretmenim Dürdane öğretmenin eşiydi. Dürdane Örüklü ilkokul 2. sınıftan itibaren 4 yıl öğretmenim oldu. Çok iyi bir öğretmendi. Komşuyduk, Dürdane öğretmeni birkaç yıl önce yitirdik. Dürdane öğretmeni saygı ve sevgiyle anıyor, Kemal öğretmene de uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
  • (2) İnebolu Stadyumu Kastamonu yolu üzerinde ve şehir merkezine yakındır. O zamanlar tribünleri yoktu. İzleyiciler stadla aynı düzeyde ayakta izlerlerdi. Şimdi çim olan zeminde o zamanlar toprağı iyice kavramış otlar olurdu. Bayramlarda ve bayram provalarında yorulduğumuzda bu otların üzerinde otururduk.
  • (3) O yıllarda İnebolu’da en az bir sinema olurdu. Yaz aylarında buna yazlık sinemalar da eklenirdi. İnebolu’nun sinemacısı ve fotoğrafçısı Ergün Cebecioğlu’ydu. O filmi de büyük bir olasılıkla o çektirmişti. Ergün Cebecioğlu’yu geçen yıl yitirdik.

Yazıyla ilgili bağlantılar:

İlk yayın: Milliyet Blog

Yorum bırakın

Aydın'ın dağarcığı

Hakkında

Aydın’ın Dağarcığı’na hoş geldiniz. Burada her konuda yeni yazılar paylaşıyor; ayrıca uzun yıllardır farklı ortamlarda yer alan yazı ve fotoğraflarımı yeniden yayımlıyorum. Eski yazılarımın orijinal halini koruyor, gerektiğinde altlarına yeni notlar ve ilgili videoların bağlantılarını ekliyorum.
Aydın Tiryaki

Ara